Kayıtlar

Eşek etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yardımlaşmayı Unutma İlgili Bir Öykü

Resim
  Çiftçinin biri eşeğe çok Ata azıcık yük yüklemiş Değirmene gidiyorlarmış.  Eşek Üzerinde yük çok olunca yorulmuş Yokuşları çıkamaz olmuş. Ata seslenmiş: At kardeş, benim yüküm çok ağır Birazını sen taşısan ne olur?  Bana yardım et. At, yanıtlamış: “Ben soylu bir hayvanım Öyle çok yük taşıyamam Sahibimi bindirir gezdiririm Benim işim bu” demiş. Eşek boynunu bükmüş. “Unutma ki biz akrabayız Akrabalar birbirine yardım eder.” “Hayır” demiş at Nerden akraba oluyoruz Anam babam soylu, dedem Dedemin dedesi de soylu İnsanlar bizim için şecere tutuyorlar, inanmazsan bak…  Soylu bir at çok yük taşır mı?  Koşuya gider koşuyu kazanır Sahibini taşır aferin alır…  Şeker, kuru üzüm, ceviz, fındık içi yedirirler bize Sana da arpa saman…” Eşek, biz onları yemesek de eşekliğimizi biliriz Senin soyunda bizler olduğunu neyi bilmiyorsun.  Çok yanılıyorsun bu konuda Geçenlerde sizin kısraklarla  Bizim eşek çiftleşmedi mi?  Doğacak yavru bizim soydan olmuyor mu?”...

Biri Yaşlandığında, Çoğu Zaman Fark Edilmez.

Resim
Uzun zaman önce küçük bir köyde bir eşek yaşarmış. Gençlik yıllarından beri yaşlı bir köylüye sadık bir şekilde hizmet edermiş  Eşek güçlüydü, dayanıklıydı Her gün ağır çuvallar taşıyordu Toprağı sürüyordu, hasadı taşıyordu.  Günün sonunda sahibi sırtını sıvazlar Sıcak bir şekilde şöyle der: —  Sen en iyisisin dostum.  —  Sensiz zor olurdu. Eşek kelimeleri anlamadı  Ama sahibinin sesindeki iyiliği hissetti ve kalbi neşe ile dolardı. Yıllar geçti.  Eşek yaşlanmaya başladı  Bacakları artık o kadar güçlü değildi Sırtı ağrıyordu ama çalışmaya devam ediyordu Şikayet etmedi, durmadı Çünkü gerekli olduğuna inanıyordu. Ama bir gün ayağı takıldı ve un çuvallarını sırtından düştü.  Köylü kaşlarını çattı ve dedi ki: — Yaşlanıyorsun dostum... Ve birkaç ay sonra köylü ahıra genç bir katır getirdi.  Güçlü, enerjik, güç dolu.  Şimdi ağır çuvalları taşıyan ve tarlayı süren oydu. Eşek artık sırtını sıvazlamıyordu, güzel sözler duymuyordu.  Onu ...

Demosten _ Eşek _ Gölgesi

Resim
Okumaya zamanı olanlar için  Demosthenes (MÖ 384-322)  MÖ 384 yılında doğan Demosthenes, varlıklı bir aile­den geliyordu. Ancak babasını yedi yaşında kaybetmesi­nin ardından kendisine düşen mirası alamayan Demosthenes Geçimini sağlamak için dönemin mesleği logograflık (sözcük yazımı) yapmaya başladı. İlerleyen yıllarda Atina’da oldukça popüler olan hitabet sanatına yönelmek istediyse de kekeme olması onu fazlasıyla engelliyordu. Halka ne zaman hitap etmek istese, onu ciddiye almıyor ve sözlerine kahkahalarla gülüyorlardı. Fakat onun söyleyecek sözü vardı ve bunu dinletmeyi başarmalıydı. Artık kendisine acımaktan çok düşünceleri­ni bu sorunu nasıl çözeceğine yoğunlaştırmaya başlamıştı. Deniz kıyısına gitti ve bu düşüncelerle dolaşırken aklına bir fikir geldi. Ağzına aldığı çakıl taşlarıyla kıyıya vuran dalgaların gürültüsünü susturmak istercesine çalışmaya başladı. Günlerce nefesini güçlendirmek ve konuşmasını düzeltmek için uğraştı. Uzun bir ...

Bir Öğüt - Eşekle Tartıştığın İçin

Resim

Bir İnek, Bir Beygir ve Bir Eşek - Antik Yunan Döneminde Yaşamış Ezop'un Öyküsü (MÖ 620-560 )

Hikâye bu ya... Bir inek, bir beygir, bir eşek, etrafa dağılıp insanların ne yaptıklarını öğrenmeye ve üç yıl sonra buluşmaya karar verirler... Her biri başka yöne gider. Aradan üç uzun yıl geçtikten sonra buluşma yerine önce inek ve beygir gelir... İkisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış, âdeta çökmüştür. Beygir merakla sorar: 'Nedir bu halin inek kardeş?' İnek acıklı bir şekilde içini çekerek anlatır: 'Sorma beygir kardeş... Bu insanlar çok merhametsiz... Beni durmadan birbirlerine sattılar. Alan sütümü sağdı. Bir inek daha bulup onu yanıma koyarak bizi çifte koştular, aç bıraktılar. Canımı zor kurtardım be kardeş.' Beygir de acı acı başını sallayarak anlatır:  'Ah, sorma... Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler, ses çıkaramadım. Biri indi, öbürü bindi! Binmedikleri zamanlar zincire vurdular. Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğin...

Fıkra _ Boz Eşeğin Beklentisi

Resim
Çayırlıkta otlayan boz eşek o kadar sıska ve çelimsizmiş ki… Diğer eşek ona acıyarak sormuş: “Nedir bu halin böyle arkadaş? Zayıflıktan kemiklerin çıkmış! Sahibin seni hiç beslemiyor mu?” Sıska ve bakımsız olan boz eşek dert yanmış: “Benim çalıştığım çiftliğin patronu çok cimri. Bana dünyanın işini yaptırıyor ama bir avuç fazla yem vermek işine gelmiyor. Kaderim bu!” Öteki eşek kızmış: “Mademki sahibin hakkını vermiyor, sen de kaç git buradan. Zaten bağlı bile değilsin. Kimse izini bulamaz. Sen eşek olduktan sonra herkes semer vurur. Sahi neden kaçmıyorsun?” “Bir beklentim var, onun için kaçmıyorum” diye cevap vermiş sıska eşek… Aradan birkaç ay geçmiş. İki eşek yine çayırda karşılaşmış. “Beklentim var” diyen eşek yine çok zayıf ve çelimsizdir. Öteki eşek tekrar “Kaçıp gitsene be eşek kardeş… Çekme bu cimri patronun kahrını…” deyince cılız eşek yine “Bir beklentim var” demiş. Beriki “Ne beklentin olabilir be?” diye bağırınca Cılız eşek ağzından baklayı çıkarıp, beklentisini açıklamış:...

Eşek Bile Olsan Akıl Egodan Üstündür

Resim