Hayatının Anlamı _ Senin Bakış Açında Gizlidir



Tarık Başçıl  _    2 Mayıs 2011

Not: 
Kırmızı yazılı kelime gördüğünüzde tıklar iseniz
Sizi "Vikipedi" e yönlendirir
Onun hakkında daha fazla bilgiye ulaşmış olursunuz

★★★★★★★

Eski zamanların birinde bir adam
Hayatın anlamının ne olduğuna takmış kafayı…

Bulduğu hiçbir yanıt ona yeterli gelmemiş
Başkalarına sormaya karar vermiş

Ama aldığı yanıtlar da ona yetmemiş.


Fakat mutlaka bir yanıtı olmalı diyormuş
Ve dolaşıp herkese bunu sormaya karar vermiş.


Köy, kasaba, ülke dolaşmış
Bu arada zaman da durmuyor tabii ki 

Tam umudunu yitirmişken bir köyde 
konuştuğu insanlar ona

Bir dağın tepesindeki güzel bir kale var
Orada yaşan kutsal bir bilge kişi var


Senin aradığın soruya
O cevap verebilir demişler

Ancak kahramanımız kutsal bir adam bulmak yerine 
Bir odaya girdi 
Ve büyük bir hareketlilikle karşılaştı

Tüccarlar girip çıkıyor
İnsanlar köşelerde sohbet ediyor

Küçük bir orkestra tatlı melodiler çalıyor
Masanın üzerinde dünyanın o bölgesinin 
En lezzetli yemekleri sergileniyordu.


Bilge adam herkesle konuştu ve genç adam
Kendisiyle görüşme zamanı gelene kadar 
Uzun süre beklemek zorunda kaldı.

Bilge adam
Adamın ziyaretinin sebebini dikkatle dinledi

Ancak o anda ona "Hayatının Anlamı" açıklayacak vaktinin olmadığını söyledi.

Adama sarayının etrafında bir gezinti yapmasını
İki saat sonra geri gelmesini önerdi.

“Ancak senden bir ricam olacak,” diye ekledi
Eline bir çay kaşığı uzatarak içine iki damla yağ damlattı. 


“Yürürken bu kaşığı taşı ve yağın dökülmesine izin verme.”

Adam
Gözlerini sürekli kaşıktan ayırmadan 

Sarayın merdivenlerinde yukarı aşağı inip çıkmaya başladı. 

İki saat sonra bilge adamın yanına geri döndü.

Bilge kişi sordu: 
"Peki, yemek odamda asılı olan Fars duvar halılarını gördünüz mü?


Bahçıvanların Ustası'nın 
On yılda yarattığı bahçeyi gördünüz mü?


Kütüphanemdeki güzel parşömenleri fark ettiniz mi?"


Utanan adam hiçbir şey görmediğini itiraf etti. 

Tek endişesi
Bilge adamın kendisine emanet ettiği yağ damlalarını dökmemekti.

"Öyleyse, geri dönün ve dünyamın harikalarını görün," dedi bilge adam.

"Evini Tanımadığınız 
Bir Adama Güvenemezsiniz."


Artık daha rahatlamış olan genç adam kaşığı aldı
Sarayda tekrar dolaşmaya başladı

Bu sefer tavandan ve duvarlardan 
Sarkan tüm sanat eserlerine dikkat ediyordu.


Bahçeleri, sarayın etrafındaki dağları
Çiçeklerin zarafetini

Her bir sanat eserinin nişine yerleştirilme biçimindeki inceliği gördü.


Bilgeye dönerek gördüklerinin hepsini ayrıntılı olarak anlattı.

"Ama sana emanet ettiğim iki damla yağ nerede?" diye sordu bilge.


Genç adam kaşığa baktığında yağı döktüğünü fark etti.


"Size verebileceğim tek tavsiye bu," dedi bilgelerin bilgesi.

Hayatının Anlamı
Dünyanın 
Tüm Harikalarına Bakmak

Ama Kaşıktaki 
İki Damla Yağı 
Asla Unutmamaktır.

Kaynakça:
Paulo Coelho’nun "Simyacı" adlı kitabından

★★★★★★★

Kendi Yorumum:
Özünüzü unutmadan 
Çevrenizdeki dünyadan keyif aldığımızda

Hayat senin bakışınla anlam kazanır.
Ya sadece bir noktayı görürsün


Hayatın akıp gider
Sen farkına varmazsın

Ya da görebileceğin tüm güzelliklerin
Tam ortasında hayatı yaşarsın

Akıp giden zamanın anlam kazanır

Hayatının Anlamı
Senin Bakış Açında 
Gİzlİdİr

★★★★★★★


Blog dan Daha Farklı 
Derlemeye Ulaşmak İçin 

Aşağıdaki Link Adresine
Tıklayabilirsiniz 




Yorumlar

  1. Bu, hayatı anlatan güzel bir hikaye
    Etrafınızdaki dünyayı deneyimlerken
    Hayatınızdaki tüm iyiliklerin farkında olmak önemlidir.

    Bu hikayede ise sarayı gezerken
    2 damla yağı kıymetlendirmek gerekiyor.
    (Giresun Hale Temiz)

    YanıtlaSil
  2. Asla unutmamam gereken iki damla yağ
    Özellikle yalnız hissettiğim zamanlarda
    Kim olduğumu asla unutmamam gerektiğini hatırlatıyor.
    Bana tüm yaratılışla bağlantılı olduğumu hatırlatıyor.
    (Konya Fatma Ulucan)

    YanıtlaSil
  3. Ne harika bir hikaye!
    Entelektüel
    Ruhsal ve belki de daha birçok alanda öğrenmemiz ve gelişmemiz
    Hayatımız boyunca hem sorgulama hem de savunma modlarının dengesini gerektirir.
    Bunlar benim kişisel iki damlam.
    (İstanbul Efsun Yel)

    YanıtlaSil
  4. Daima gözlemlemek ama asla unutmamak
    İşte buna hayat dediğimiz yolculuk.
    (İngiltere Demet Arma)

    YanıtlaSil
  5. Şahsen benim için, iki damla yağ dünyevi görevlerimi temsil ediyor
    Bu görevleri iyi bir şekilde yerine getirmeliyim (karma yoga)
    Aynı zamanda bu inanılmaz dünyanın ve insan yaşamının hayranlık uyandıran yönlerini deneyimlemeyi de unutmamalıyım.
    (Almanya Esin Dal)

    YanıtlaSil
  6. Varoluşun bir parçası olduğumun farkında olmak
    Bunun mevcut hedefimizi nasıl destekleyebileceğini görmek (kaşıktaki iki damla yağ)!
    (Ankara Hasan Kırat)

    YanıtlaSil
  7. Bu hikaye bana "odun kesmek, su taşımak" sözünü hatırlattı
    Arayış içindeki kişi, her şeyi tarayan ama çok az şey gözlemleyen gözlerle ustaya geldi.

    Usta, arayış içindeki kişiden odaklanmasını istedi
    Arayış içindeki kişi her şeyi (kaşığı ve elinde) gözlemledi

    Ama her şeyi kaçırdı.

    Usta daha sonra arayış içindeki kişiden gözlemlerini
    Her şeye odaklamasını istedi

    Arayış içindeki kişi dünyanın güzelliğini gördü
    Ama elinin altındaki güzelliği önemsemedi.

    Usta
    Arayış içindeki kişiden birçok şey yapmasını istemedi
    Tek bir şey yapmasını istedi

    Etrafınızdaki dünyayı olduğu gibi
    Yani taşıdığı yükler ve güzellikleri birlikte gözlemlerken
    Kendi merkezinizi koruyun dedi.
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  8. Elindeki kaşıkta yağı taşıyor
    Yani bu onun bedeninin bir uzantısı.

    Hayatımda dış dünyada olup bitenlere
    O kadar kaptırdığım zamanlar oldu ki

    Benim için gerçekten önemli olanı
    Sağlığımı, gelişimimi unuttum.

    Ve bazen de yapmak istediklerime
    O kadar odaklandım ki
    Dış dünyanın bana ne söylediğini göremedim.

    İkisi de gerekli.

    Kendine odaklanmak
    Kendini dış dünyayla bağlantılı olarak tanımak.

    Tabi ki her zaman kolay olmayacaktır.
    (Aydın Kemal Özsüt)

    YanıtlaSil
  9. Bilge'nin son sözü anlamsız
    Adama yüklediği yük çok acımasız
    Ona her iki sınavda da başarısız olduğu söylendi.
    Eğer hikaye doğru aktarılmışsa
    Paulo Coelho'nun ününün iddia ettiği kadar
    İyi bir öğretmen olduğundan emin değilim
    Hayal kırıklığı.
    (Hollanda Ahmet Tosun)

    YanıtlaSil
  10. Hayatını birbirine zıt iki talep arasında denge kurarak geçirecek
    İkisinde de tam olarak başarılı olamayacak
    Ve mutluluğun sırrını kavrayamayacak.
    (Aksaray Mutlu Göçek)

    YanıtlaSil
  11. Kaşıktaki iki damla yağ
    Benim için, odağınızın o kadar kilitlendiği bir hedefe sahip olmak
    Bu yüzden diğer şeyleri kaçırmak anlamına geliyor.
    (Bolu Hakkı Tüfek)

    YanıtlaSil
  12. Birçok hedefimiz var
    Hedeflerimin çoğu özüm değil
    Özüm olan hedef, olduğum her şey olmaktır.

    Özümü unutmadan dünyayı takdir etmeme yardımcı olan şey
    Vizyonumu açık tutmak
    Her şeyin görünmez kalmasına neden olacak kadar belirli bir hedefe yoğunlaşarak onu sınırlamamaktır.
    (Samsun Engin Atlı)

    YanıtlaSil
  13. Paulo Coelho'nun yazdığı "İki Damla Yağ" adlı kısa öykü
    Dünyanın harikalarının tadını çıkarırken
    Özümü, varlığımın özünü, kaşığımdaki iki damla yağı kaybetmemenin önemini anlamamı sağlıyor.
    (Niğde Emel İnan)

    YanıtlaSil
  14. Kendimin merkezini kaybederek dış dünyaya kapıldığımda, deneyimimin doluluğundan ve zenginliğinden kendimi mahrum bırakıyorum.

    O zaman kendimle tam olarak mevcut olamıyorum.
    Yarım yaşanmış hayat yaşamaya değmez.

    Meditasyon yaptığımda, şimdiki anın doluluğunu tadıyorum.
    (İzmir Tülay Koçyiğit)

    YanıtlaSil
  15. Bu yoğun dünyada yalnız kalmak
    Dikkat dağıtıcı unsurlardan ve taleplerden uzak
    Kendim olabileceğim bir zaman bulmak zor.

    Kendimle tam olarak birlikte olmak için
    Kendi zamanımı yaratıyorum.
    Bu şekilde hayatımın kadehini dolduruyorum

    Karşılığında hiçbir şey beklemeden başkalarıyla seve seve paylaşıyorum
    Birini koşulsuz sevmek kalbimi neşeyle dolduruyor.
    (İsveç Alev Bahar)

    YanıtlaSil

  16. 1.)
    İnsanın problemi arzusu değil
    Arzuyla ne yapacağını bilememesidir.

    Nesneleri arzunun hedefi zannederiz
    Ama onlar sadece kullanılıp zamanı gelince değiştirilecek araçlar olabilir.

    Çünkü beyin sahip olmayı değil
    Takip etmeyi sever.

    Bu aslında tüm hayvan türleri için böyle
    İnsan için ise aynı durum trajik hale gelir.

    Çünkü hayvanın ihtiyaç ve doyum döngüsü her seferinde kapanır.
    Kapanan bu döngü sonucu hayvan basitçe dinlenir.

    Oysa insan zihni dinlenmeyi pek bilmez
    Çünkü her seferinde
    İstediğimizi düşündüğümüz şeyi istemiyor olduğumuzu fark etmek zorunda kaldığımız bir an gelir

    Bu an nesnelere değil
    Onların temsil ettiği şeylere odaklandığımız andır.

    Parayı değil özgürlüğü
    Kişiyi değil görülmeyi, başarıyı değil değerli olmayı, bunlar saymakla pek bitmez.

    Ama işin trajik yanı henüz başlamamıştır bile
    Özgürlük, değerli hissetmek vb soyut kavramlarla karşılaşınca da
    İnsan o kavramların işaret ettiği anlamın
    Zemininde kalamadığını fark etti mi
    İşte o zaman işler trajik bir hal alır.

    Çünkü hiçbir anlam nihai değildir.
    İnsan sembolü icat eden ama
    Tam da bu yüzden son sembolü hiçbir zaman bulamayacak olandır.
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  17. 2.)
    Fakat burada iş bir miktar çetrefil bir hal alıyor
    Bu noktaya kadar bakınca
    İnsanın anlam arayışının bitimsizliğini bir trajedi gibi betimledik.

    Oysa, hayvan da aynı şekilde bir hedeften diğerine geçmiyor mu?
    Yaşamını devam ettirmek için kendince daha iyi besine erişmeye
    Daha iyi yuva oluşturmaya çalışmıyor mu?
    O zaman?

    Araya kelimeler ve bitmeyen soyut kavramlar ekledik diye bu doğal süreç
    Neden bir trajedi olsun ki?

    Olmaz, doğru
    Ama insanı insan yapan bir trajediyle yüzleştiğimiz de bir o kadar doğru.

    Bu da insanın hayvani özüne başkaldırısıdır
    Peki madem dönüşen arzularımız bile
    Doğal olana bir isyan sayılmıyor
    Konunun düğümü nerede o halde?

    Kolaycılığa kaçıp buna dair bir kelime söylemek istemem
    Ama bunu düşünmeye davet edebilirim.

    Bana kalırsa
    İnsanın hayvani özüne asıl başkaldırdığı an
    Hep daha iyisini hayal etmeye başladığı an değil
    Bilakis daha iyisi olamayacağını düşündüğü

    Son kelimeyi
    Son anlamı bulduğuna inandığını andır.

    Düşünün bakalım tüm kavramları
    Bakalım hangi kelime sizin için son?

    Bu minvalde
    Her canlının ihtiyacı sinir sistemi çökmeyecek kadar az
    Canlı kalacak kadar fazla uyarımdır.

    Bu soğuk gerçeğin ifade ettiği mutlak bir anlam bulunmaz
    Belki ama, mutlak anlamsızlığın ne olduğu keşfedilebilir: ölüm.

    Fakat buna sadece sinir sistemini çökertecek kadar fazla bir kaos sebep olmayabilir
    Bazen ölüm günü, canlının takip etmeyi bıraktığı gündür.

    Bu yüzden de hayatın anlamı değişir, değişmelidir.
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  18. Hayatın genel geçer bir anlamı yoktur
    Her bir hayatın kendine has bir anlamı vardır
    Bu anlamı da duygularıyla, düşünceleriyle, inanç ve değerleriyle kişi kendisi yükler.
    (Mersin Mehmet Ali Uçun)

    YanıtlaSil
  19. İnsanlar " boşluğu" ne ile dolduruyorsa hayatın anlamı o oluyor belki.

    Bana göre yok, hiç de olmadı.
    Manasız bir döngüde devinip durmak var.

    Eğer bir anlamı olacak ise de
    Yoksa aptal bir karbon döngüsünde bu hisleri nereye koyabilirsin?

    Hayatın bir anlamı var ise o da budur;
    Sevgidir sanırım.
    (Norveç Remziye Çığ)

    YanıtlaSil
  20. Hayat küçücük bir kocamanlıktır.
    Bir bakmışsın kocaman yıllar geçmiş
    Kocaman dertlerle boğuşmuşsun
    Bir de bakmışsın küçücük olaylara takılmış
    Küçücük detaylarda boğulup kalmışsındır.
    (Muğla Cengiz Akkoyun)

    YanıtlaSil
  21. Sevdiğin insanları doya doya yaşamak bence
    onlarla güzel kaliteli vakit geçirmek
    Manevi bütünlük ve paylaşmak.
    İş, güç, kariyer, para, evlilik, çoluk çocuk vs.
    Geriye kalan her şey bunun yanında birer aksesuar sadece.
    (Rize Erdoğan Kılıç)

    YanıtlaSil
  22. Onura ve değerlere sahip olmaktır.
    (Kayseri Mustafa Özer)

    YanıtlaSil
  23. Anlam aramak hayatı daha da saçma sapan bir şey yapıyor.
    Doğduk ve öleceğiz
    Arada ne yaşarsan kar.

    Bir anlam arayışı çok anlamsız
    Fakat şunu söyleyebilirim
    İyi şeyler yapın yani iyilik iyidir.
    (Amasya Duran Keleş)

    YanıtlaSil
  24. Filozoflar bu konuya değişik yaklaşımlarda bulunmuşlardır.

    Varoluşçulara göre hayatın manası yoktur
    Önce hayatın absürtlüğüyle yüzleşir sonra manayı biz inşa ederiz.

    Stoacılar ise anlam
    Doğayla uyumlanıp erdemli olmaktır demiş
    Ancak tabi günümüz toplumunda bu çok zor
    Doğayla uyumlanmak imkansız bir kere.

    Nihilistler hayatın anlamı yoktur demişler
    Ancak elbette bu yıkıcı gibi gözükse de
    Nihilizmde bu bir özgürleşmedir.
    Yani farkındalık gelişir ve özgürleşirsin.

    Pragmatistlere gelirsek
    Onlar faydacı bir şekilde
    Hayatın anlamını işlevsellik üstünden tanımlamışlar.
    Aslında batı dünyası bu bakımdan pragmatist bir sistemle inşa edilmiş diyebiliriz.

    Dini felsefelere
    Budizmde hayatın anlamını
    İçsel huzur ile özdeşleştirir
    İç huzur sağlanınca hayat bir manaya ve ahenge kavuşur.

    Heidegger ne demiş
    Ona göre insan ölüm bilinciyle tanışınca
    Hayatı mana bulur
    Çünkü sınırlarını keşfeder
    Hayatını daha manalı yaşar.

    Genel çerçeveye gelirsek
    bence hayatın anlamı
    Anlamını aramak
    Ve kendi bulduğun anlam çerçevesinde yaşamaktır.

    Yani çok öznel bir şeydir.
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  25. Anın kıymetini bilmek kendi şartlarını en iyi şekilde değerlendirmek
    (Anamur Yahya Demirel)

    YanıtlaSil
  26. Çok aradım
    Ancak kişi hayatın anlamını kendinde bulamıyor
    Tutunacak bir şeyler lazım.
    (Norveç Pelinsu Ağar)

    YanıtlaSil
  27. Hayatın anlamı sorulmaz
    Hayat sana sorar
    Sen cevap verirsin
    (Mersin Metin Atmaca)

    YanıtlaSil
  28. Birine aşık olmak
    (İstanbul Hanifi Bozdoğan)

    YanıtlaSil
  29. Bir anlamı yok
    Hayvanlar gibi
    Ye
    Yaşa
    Öl.
    (Faruk Kendirci)

    YanıtlaSil
  30. Antik Yunan'dan günümüze;

    Aristoteles: Eudaimonia, akla uygun erdemli yaşam
    Stoacılar: Doğaya ve akla uygun yaşa

    Epikuros: Acıyı azalt, ölçülü hazla yaşa
    İmmanuel Kant: Ahlaki özerklik, akla saygı

    Nietzsche: Anlam verilmiyor, yaratılıyor
    Camus: Anlam yoksa bile, yaşamaya başkaldırarak değer kat
    Sartre: Özden önce varoluş; sorumluluk sende

    O halde tüm bunları bir potaya atıyorum ve...
    “İyi yaşamak: Aklı kullanarak erdemli olmak ve anlamı bizzat inşa etmek.” diyorum.
    (Adana Derya Ak)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bunlara da Bakmak İster misin?

Mutluluğun Resmini Yapabilmek, Nasıl Bir Şey?

Bugün Aziz Nesin (20.12.1915 - 06.07.1995) _ Anmak ve Bay Düdük Kitabından _ Kısa Bir Öykü _ Uçuruma Gidiyoruz

Hayat, Edebiyat, Tarihten 057 Sözler ve Videolar Serisi

Kuvayi Milliye Destanı ve 30 Ağustos

Kimsenin Çayını İçmeyin Çocuklar

Gün Gelir

Kısa Bir Öykü _ O Gün, Benim Onurumu Kurtardınız.

Eğer Toplumlar veya Bireyler Hiçbir Çaba Göstermeden Tüm Konfora Sahip Olursa, Sonuç Ne Olur?

Araba Hızlı Giderken Lastik Patlar İse

Dilimize Yerleşmiş 10 İstanbul Deyimi 1