Yaşlı bir adam bir bankta oturuyordu. Genç bir kişi ona doğru yaklaşıp sordu: – Beni hatırlıyor musunuz, öğretmenim? Yaşlı adam cevap verdi: – Hayır! Genç adam, Onun eski öğrencisi olduğunu söyledi. – Yaşlı öğretmen: – Ah! Ne oldun bakalım? – Şimdi ne yapıyorsun hayatında? Genç adam cevapladı: – Eh, ben de öğretmen oldum. – Ah, bunu duymak ne güzel, yani benim gibi, dedi yaşlı adam. – Evet, sizin gibi! Aslında öğretmen olmam sizin sayenizde. Bana ilham verdiniz, sizin gibi olmak istedim. Yaşlı adam merakla sordu: – Ne zaman öğretmen olmaya karar verdiğini hatırlıyor musun? Genç adam şu hikâyeyi anlattı: – Bir gün, liseye gittiğimizde, arkadaşlarımdan biri sınıfa yepyeni bir saatle gelmişti. – O saate bayılmıştım, onu çok istiyordum ve çalmaya karar verdim. Bir süre sonra arkadaşım saatinin kaybolduğunu fark etti Hemen size şikayette bulundu. Siz de bize şöyle dediniz: – Bugünkü dersimde bir saat çalındı. Onu alan, lütfen geri getirsi...
Devletin de elini taşın altına koyması gerekiyor. Aslında ülkenin mali olarak büyük bir değişim geçirmesi şart. Ben finans uzmanı değilim ama olayı basite indirgeyerek anlatacak olursam: sıfır vergi projesi vardı Özal'ın ama hayata geçmedi. Bunu ben ABD'den biliyorum ve bizde de uygulanma çalışması yapıldığını duyduğumda çok umutlanmıştım. İlk yıla mahsus, bir çöküş yaşanmaması adına çalışan kesime brüt ücret ödenir. Bu maaşı
YanıtlaSilİlk etapta yüzde 10-15 kadar vergilendirirsin. Çalışanın işveren payı içinde sadece kıdem tazminatına esas olan, yıllar sonra işçiye ödenecek tutarın hesaplanmasında ortaya çıkacak, aynı BES'te olduğu gibi bir birikim sağlanır. Bu neyi ssğlar? İşçiye özgürlük getirir. Patronun kulu kölesi olmaz. Bilir ki bu para devletin kasasında, kendi adına değerlendiriliyor. Adam 24 yıl çalışmış her ne sebeple olursa olsun istifa etmek istiyor ama işveren isterse birikmiş kıdem tazminatını ödemiyor. Bu yöntemle işveren de rahatlatacaktır. İşçi çıktı mı dosyasını kapat. İşçi ücretini brüt aldığı için kendi SGK primini zorunlu olarak kendisi öder. Ödemezse sağlık anlamında hak mağduriyeti yaşar. Farkındaysanız ücretlinin maaşı daha eline geçmeden vergilendiriliyor ve daha sonra aldığı her ürün için KDV,ÖTV adı altında yan vergilerle bir daha vergilendirilmeli oluyor. Halbuki esnaf devlete KDV öderken kendi harcadıkları için ayrıca KDV iadesi alma hakkına sahip. İşveren yaptığı her türlü harcamayı devlete beyan ederek gelir vergisi matrahından düşürebilmekte. Küçük esnaf diye adlandırdığımız milyonlarca insan aslında devletten maaş almayan ama dolaylı olarak ödediği vergilerle bir nevi işçi gibi. Devlete vergisini ödüyor, kalanla geçimini temin ediyor. Vergi kaçağını kontrol altına almayı beceremeyen ya da bilinçli olarak becermemesi için uğraşılan devlet de yıllardır mış gibi yaparak yıl sonunda yeni bütçeyi hazırlarken kamu çalışanı dan elde ettiği kesintileri gelir hanesine yazarak hesap yapıyor. Çalışana brüt ücret verilmeli ve çalışan tüm yıl boyunca harcadıkları bu gelirinden düştükten sonra geri kalan kısmı üzerinden vergisini ödemeli. Bak bakalım o zaman kötü niyetliler vergi kaçırabiliyor mu? Sistemi kurup sahte fatura kesme işini önlemek kaydıyla tabii ki.