Parası Yok Ama Cesareti Var _ Mustafa Kemal Atatürk


Bu derlemeyi 2012 in 5 mart ında derlemişim
Tekrar paylaşmak istedim

Tarık Başçıl  _    7 Şubat 2026

Kısa Bir Ön Bilgi
Videosu


Bugün 5 Mart
Reşit Galip bAydur un aramızdan ayrılığın 
Yıl dönümü

Okullarımızda okutulan Öğrenci AND'ımızın yazarıdır

Şu sıralar 
Okullarımızda  "Öğrenci AND" 
Okunmasının 
Kaldırmak için
Çok çaba sarf ediyorlar

Bana görede kaldıracaklar 

Bunun hakkında 
Bir derleme yapmaya çalıştım.

Tarık Başçıl  _    5 Mart 2012

Not: 
Kırmızı yazılı kelime gördüğünüzde tıklar iseniz
Sizi "Vikipedi" e yönlendirir
Onun hakkında daha fazla bilgiye ulaşmış olursunuz


★★★★★★★

Alman'a Alman
Rus'a Rus
İngiliz'e İngiliz diyor.


Fransız'a Fransız
Japon'a Japon
Arap'a Arap diyor.

Sadece Türk'ten mi rahatsız olunuyor.


Türk'e Türk diyemiyoruz.

Andımız'ı yasaklamaya için 
uğraşanların birinci sebebi budur.

İkinci sebebi ise
Daha önemlisi
Şudur…

★★★★★★★
 

Reşit Galip Kimliğidir.

Reşit Galip.
Rodos doğumluydu.


İtalyanlar Trablus savaşı sırasında 
Oldu bittiye getirip Rodos'u işgal edince

Henüz 17 yaşındayken 
Doğduğu toprakları kaybetmenin acısını yaşadı.

Kayıkla Marmaris'e geçti
İzmir'e geldi.

İzmir Ticaret Lisesi

Bugün Büyük Efes Oteli'nin karşısında yer alan

Ticaret Lisesi olarak eğitim veren 
Fransız kolejinden diploma aldı

İstanbul'a gitti
Tıbbiye'ye kaydoldu


Hakikat adıyla gazete
Sivrisinek adıyla mizah dergisi çıkardı

Yurtsever
Özgürlükçü fikirlerini kaleme aldı.


Gönüllü oldu
Balkan Harbi'ne katıldı
Yaralandı

Gönüllü oldu
Kafkas cephesi'nde vuruştu


Tıbbiye'yi 1917'de bitirebildi.

Milli mücadele başlayınca
Kuvayı Milliye'ye katıldı


Aydın'da Denizli'de çarpıştı

Sahra hastanelerinde 
Hekim olarak görev yaptı.


Mustafa Kemal'le Mersin'de tanıştı.
1923 yılıydı.

Türk Ocağı'nın açık hava toplantısı için 
Eşi Latife'yle birlikte şehre gelen Mustafa Kemal'e

Padişah tahtı gibi varaklı filan 
İki süslü koltuk hazırlamışlardı.

Mustafa Kemal'in kan beynine sıçradı
“Nedir bu maskaralık” diye bağırdı


Halkın oturduğu tahta sandalyelerden iki tane çekti
Latife'yle birlikte halkın arasına oturdu.

Konuşmacılardan biri 
25 yaşındaki Reşit Galip'ti.


Kürsüye çıktı.
Parmağıyla Mustafa Kemal'i işaret ederek “sen” dedi…

Sen Gazi Paşa
Sen bu milletin yalnızca kurtarıcısı

Yalnızca kahramanı değilsin
Sen bunlardan çok daha büyüksün

Çünkü sen bu milletin ferdisin
Senin asıl büyüklüğün


Bütün o büyüklüklere rağmen 
"Milletin ferdiyim" diye övünmendir.

Bu millet geçmişinde de 
Hakikaten kahramanlar görmüştür.

Mağlubiyetleri galibiyetlere çevirdiler

Milli hudutları zafer içinde genişlettiler
Dahiler çıktı


Bozulan devlet işleyişini düzelttiler

Fakat onların
O sultanların 
O vezirlerin hepsi
O kadar mağrur oldular ki

Artık kendilerini 
Bu milletin bireyi saymayı
Kendileri için alçalma
Hakaret saydılar.

Milletin kemikleriyle kurulmuş
Kanlarıyla sıvanmış saraylarda
Malikanelerde yaşamayı tercih ettiler.

Bu kanlı kemik yığınları üzerinden 
Milletlerine hakaretle baktılar.


Milleti hayvan sürüsü
Kendilerini de bu sürüyü güdecek
Gökten inmiş vücutlar sandılar.

Yani artık bu milletin 
Bir ferdi olmak istemediler.

Halbuki sen…
Evrensel şanların şereflerinle 
Beraber yine içimizdesin.

Yine 
"Ben bu milletin ferdiyim" diyorsun.

Dertleşmek için 
Yine gelip bizi buluyorsun.


İşte bu nedenle büyüksün
İşte bu nedenle 
Her büyükten daha büyük oluyorsun.

Bu milletin ferdi olmakla 
İftihar eden sen 
Gazi Mustafa Kemal Paşa
Bin Yaşa dedi.

“Sen” diye hitap etmesi 
Etraftakileri endişelendirmişti.

Halbuki tam tersine…
İçimizden biri olduğunu 
Özellikle belirtmek için “Sen” demişti.

Mustafa Kemal'in 
En onur duyduğu paye
İçimizden biri olmasıydı.

Gözünü budaktan sakınmayan 
Bu Kuvvacı genç hekim


İki yıl sonra
1925 seçimlerinde Aydın milletvekili oldu.

Halkevleri'nin kuruluşunda etkin rol oynadı.


Sonradan Türk Dil Kurumu'na dönüşecek olan 

Türk Dili Tetkik Cemiyeti'nin yönetiminde yer aldı.


Kisa video anlatımın yazılı döküm

Ama sonu yazıdaki doğru
Videodaki değil

Yıllar aktı geçti
1931 oldu.

Mustafa Kemal İstanbul'daydı.


Hukukçularla, tarihçilerle
Sanatçılarla oturulan Dolmabahçe'deki sofranın 
O akşamki konusu eğitimdi.

Her servis tabağının yanında 
Birer not defteri vardı

Konuklar hem sohbet ediyor
Hem not alıyordu.

Yemek bahaneydi…
Demokrasi sofrasıydı.


Özgürce konuşuluyordu.
Herkes fikrini açık açık dile getiriyordu.

Lafını esirgemeyen atak devrimci 
Reşit Galip, masadaydı.


Ve, milli eğitim bakanı 
Esat Sagay'ı yerden yere vuruyordu.

Tartışılan konu
Kız öğrencilerin kıyafetiydi.

Esat Sagay
Kız öğrencilerin kısa kollu gömlek giymelerini

Etek ve kısa çorap giymelerini uygun bulmuyordu

Bunların giyilmemesi konusunda 
Genelge yayınlamak istiyordu.

Reşit Galip ateş saçıyordu
“Bu Gericiliktir” diyordu.

Devrimlerimizin en büyüğü kadınlara tanınan haklardır

Kız öğrencilerimizin 
Gömleğinden eteğinden rahatsız olmak


Aslında kadın özgürlüğüne sınır çizmektir

Devrimleri zedeleyecek icraatlar hoş görülemez


Bu kokuşmuş kafayla devlet yürümez diyordu.

Masanın başında oturan 
Mustafa Kemal müdahale etti.

Esat Sagay
Harbiye'den öğretmeniydi.

Burada bulunmayan hocam 
Hakkında böyle konuşmanıza müsaade edemem

Onun da bulunduğu ortamda konuşursunuz dedi.

Reşit Galip öfkeyle kafa tuttu.
Biz karşılık beklemeden 
Ege dağlarında mücadele ettik

Yırtık gömlekle çalışıyoruz
Siz bizi azarlıyorsunuz deyiverdi.

Sofra tel gibi gerilmişti.


Mustafa Kemal 
Babacan bir ses tonuyla karşılık verdi

Vakit hayli ilerledi
Yoruldunuz sanırım
Buyrun istirahat edin diyerek

Kibarca sofradan kalkmasını istedi.

Ama
Reşit Galip geri adım atmadı
Aksine iyice diklendi.

Burası sizin sofranız değil
Milletin sofrası

Milletin işlerini görüşüyoruz
Burada oturmak 
Sizin kadar benim de hakkım dedi.

Ve maalesef
Ağzından daha ağır bir cümle çıktı…

Devrimleri korumak için
Sizden müsaade istemiyorum.

Hatayı yapan siz de olsanız
Yüzünüze konuşurum

Mesela Rose Noir'a 
Verdiğiniz kredi mektubu
Siz yazdınız diye hata olmaktan çıkmaz dedi!


Hava iyice buz kesmişti.

Memleketin en güçlü insanı 
Mustafa Kemal

Dünya demokrasi tarihine geçecek 
Bir davranışta bulundu.

Öyleyse ben kalkayım dedi!
Kalktı, salondan çıktı.


Peşinden
Diğer konuklar kalkıp gitti.

Reşit Galip sofrada yapayalnız kaldı.


Saat geceyarısını geçmişti
Pencere kenarında bir koltuğa oturdu
Sabah olmasını bekledi.

Mustafa Kemal uyandığında 
Reşit Galip gitmişti

Genel sekreter bilgi verdi

Sabaha kadar bekledi
Mahçubiyetini size iletmemizi istedi

Bir de Ankara'ya gidecek kadar borç istedi
25 lira verdik dedi.

Mustafa Kemal'in üzüntüsü yüzünden okunuyordu


Ankara'ya kadar gidecek adama 
25 lira mı verilir

Bari benim hesabımdan 
Birkaç yüz lira verseydiniz

Cebinde Beş Parası Yok 
Ama Karakterinden Taviz Vermiyor
Parası Yok Ama Cesareti Vardı
diye mırıldandı.

Bu tatsız hadise kulaktan kulağa yayıldı.

Ankara'ya dönen Reşit Galip 
Her girdiği ortamda ağır eleştiriye uğruyordu
Ölçüyü kaçırdığı için suçlanıyordu.

Tatsızlığa elbette yine Mustafa Kemal son verdi.

Bir hafta kadar sonra 
Reşit Galip'i yine sofraya davet etti

Hemen yanındaki koltuğa oturttu
Her zamanki sıcaklığıyla 
Hiçbir şey olmamış gibi sohbet etti.

Ve bir yıl sonra… 
Fikirlerini savunmak için karakterinden taviz vermeyen
Zoru görünce eğilip bükülmeyen

Kendisine bile kafa tutmaktan çekinmeyen 
Bu mangal yürekli devrimciyi 
Milli Eğitim Bakanı yaptı!


Andımız'ı…


İşte bu Reşit Galip yazdı.

Bakanlığı döneminde üniversite reformu yaptı

Medrese kalıntısı öğretim üyelerini tasfiye etti

Öğretmenlere genel bütçeden 
Düzenli maaş ödenmesini sağladı

Anadolu Medeniyetleri Müzesi'ni hayata geçirdi

Maalesef zatürree oldu
Bakanlığı bırakmak zorunda kaldı.

Evine çekildi
Karyolasını kütüphanesine taşıttı.


41 yaşında
Son nefesini verdi..

Topraktan önce
Adeta kitaplarına gömülmüştü.


Rahmetli olduğunda cebinde 
Sadece beş lirası vardı.

Hekim, milletvekili, bakandı.
Sadece beş lira.


Üç kızı vardı.
Ev kiraydı.

Eşi
Afet İnan'dan yardım istedi.


Mustafa Kemal'in haberi oldu.

Reşit Galip'in emanetlerine 
Başlarını sokacak bir ev alındı.

“Ne Mutlu Türküm Diyene” 

“Yurdumu Milletimi 
Özümden Çok Sevmek” 

“Varlığım 
Türk Varlığına Armağan Olsun” 

Kavramının ruhu, budur.


Türk alerjisi olanların zannettiği gibi
Herhangi bir etnik kökeni dışlamaz.

Ne Mutlu Türküm Diyene 
Bütünlüğü içinde
Anayasal haklarla vatana millete aidiyeti

Cumhuriyet ideallerini barındırır
Saygıyı, Sevgiyi İçselleştirir
Kalkınma hedefini simgeler.

Andımız'a yönelik husumetin
Kinin, nefretin sebebi gayet açıktır…

Andımız okutulan milli eğitim sistemi

Reşit Galipler gibi yurtsever
Özgür karakterli

Özgüvenli, mücadeleci, 
Toplumcu, sorumluluk duygusuna sahip

İlerici, insan odaklı evlatlar yetiştirmeyi amaçlar.


★★★★★★★

Not: 
Rose Noir konusu:

Reşit Galip'in Rose Noir konusundaki ithamı
Bardağı taşıran damlaydı.

Çünkü…

Rose Noir
Beyoğlu'nda Beyaz Rus bir çiftin işlettiği gece kulübüydü

Mustafa Kemal'in uğramaktan hoşlandığı favori mekanlardan biriydi

Bir akşam mekanın sahipleri şikayetçi olmuşlar

İş Bankası'ndan kredi talep ettiklerini 
Ama kendileriyle ilgilenilmediğini anlatmışlardı

Mustafa Kemal de
“İlgileniniz lütfen” diye bir not yazarak

İş Bankası genel müdürüne 
İletmeleri için kendilerine vermişti.

İş Bankası genel müdürü
Muammer Eriş, bu not üzerine

Rose Noir'in sahipleriyle görüşmüş

Finansal durumlarını incelemiş ve krediyi vermemişti!


Sonra da Dolmabahçe'ye gelerek
Bizzat Mustafa Kemal'e bilgi vermiş

Rose Noir'ın kredi alabilmeye uygun olmadığını


Yoksa Beyaz Rus olmalarından 
Kaynaklanan herhangi bir önyargı olmadığını anlatmış

Mustafa Kemal de 
İş Bankası'nı doğru kriterlerle yönettiği için 
Kendisine teşekkür etmişti.

Yani…
Mustafa Kemal'in kredi mektubu vermesi

Bu mektup üzerine kredi verilmesi filan söz konusu değildi.

Zaten
Kızkardeşine, eniştesine
En yakın arkadaşlarına bile 

Asla torpil yapmayan 
Mustafa Kemal'in herhangi birine 
Ayrıcalık istemesi mümkün müydü?

★★★★★★★
ANDIMIZ

1933
Türk'üm, doğruyum, çalışkanım.
Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, budunumu özümden çok sevmektir.
Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

1972
Türk'üm, doğruyum, çalışkanım.
Yasam, küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.
Ülküm yükselmek, ileri gitmektir.
Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ey bu günümüzü sağlayan
Ulu Atatürk: açtığın yolda,kurduğun ülküde, gösterdiğin amaçta hiç durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Ne mutlu Türk'üm diyene.

1997
Türk'üm, doğruyum, çalışkanım
İlkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.

Ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.
Ey Büyük Atatürk!Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım Türk varlığına armağan olsun.

Ne mutlu Türk'üm diyene!


Blog dan Daha Farklı 
Derlemeye Ulaşmak İçin 

Aşağıdaki Link Adresine
Tıklayabilirsiniz 




Yorumlar

  1. Türk olduğu için devrimci sayılmaması önerilen Kuvayeci
    (Yozgat Halis Uluçınar)

    YanıtlaSil
  2. Gericileri etnik döküntülerin saldırısına uğrayan Türk büyüğümüz.
    (Almanya Mete Kılıç)

    YanıtlaSil
  3. Coşkun kişiliğinden kaynaklanan hataları var olmakla beraber
    Gerçek bir aydınlanmacı ve devrimcidir.
    (İzmir Sefa Durukan)

    YanıtlaSil
  4. Devrim yapmak kumdan kale yapmaya benzemez.
    Yeri gelir kalp kırarsınız
    Yeri gelir kelle alırsınız.
    (Fransa Alptekin Erdoğan)

    YanıtlaSil
  5. Memleketin bekası için daha Atatürk Samsun'a yeni çıkmışken
    Ege'de köylüleri örgütleyip
    Milli mücadeleye katmış insandır kendisi.
    (Aydın Cihan Erdem)

    YanıtlaSil
  6. Atatürk gibi bir lidere
    "Devrimi savunmak içini sizden izin isteyen yok" diye
    Kafa tutmak "Kraldan Çok Kralcılık" değil
    İlerici bir ülküye bağlanabilmektir.
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  7. Türk düşmanı Arapçıların sevmediği vatansever.
    (İngiltere Esra Kızıl)

    YanıtlaSil
  8. Kemalizm'in özeti olan kişilerdendir
    (Hollanda Duygu Lale)

    YanıtlaSil
  9. Kendisi Türk ocakları 'nın kurucularından ve Andımızı yazarıdır.
    (Ankara Hasan Düzgün)

    YanıtlaSil
  10. Ozan'ın dediği gibi
    Vatan duvarına taş olmak gibi
    Vatandaş olmak gibi.
    (İstanbul Bekir Zarif)

    YanıtlaSil
  11. Düşünsenize günümüz dünya liderlerinden hangisi
    Genç bir idealistin
    Toplum önündeki ateşli eleştirilerini dikkatle dinler
    Nezaket uyarıları dışında eleştirilerine mani olmaz.
    (Çanakkale Mehmet Göbüt)

    YanıtlaSil
  12. Atatürk'ün milli eğitim bakanıydı.
    Hayalini kurduğu devrimler yapılıyordu.
    Bu yüzden çok mutlu ve çok hevesliydi.

    Andımız'ı o yazdı.
    Milli kütüphane'yi o kurdu.
    1933 üniversite reformu'nu o yaptı.

    Nazi Almanya'sından kaçan profesörleri getirtti.
    Tıp ve Mühendislik fakülteleri uçtu;
    Mikrobiyoloji ile Zayıf akım kürsüleri kuruldu.
    (Bursa Kemal Artı)

    YanıtlaSil
  13. Almanya'dan getirtmeye çalıştığı bazı profesörlere şöyle bir mektup yazdı:

    «Biz fakir bir ülkeyiz. Sizlere layık olduğunuz ücretleri veremiyoruz. Ancak Mustafa Kemal'in kurduğu genç Türkiye Cumhuriyeti'nde sizler yeni bir bilimsel uyanış açacaksınız. Burada doğacak yeni bilimin feyizli ışıkları bütün dünyayı aydınlatacaktır. Lütfen biliminizi ve yöntemlerinizi getirin, Gençlerimize bilginin yollarını gösterin.»
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  14. Türk Devrimi'nin öncü isimlerindendir. laboratuvarlardan cephelere uzanan tıbbiyeli devrimci geleneğin büyük ismidir.
    (Hollanda Mustafa Engin)

    YanıtlaSil
  15. Bu bir bayrak yarışıdır.
    Mustafa Necati'ler
    Hasan Ali Yücel'ler
    Hep aynı yetişme telaşının
    Mücadelenin kavganın aydınlarıdır.

    Hiçbir menfaat
    Çıkar düşünmeden
    Organları iflas edene kadar çalıştılar.
    Karamsarlığa düşmeye vakitleri yoktu.
    Bu aydınlarımızın
    (Eskişehir Gönül Uçum)

    YanıtlaSil
  16. Atatürk'ün dediği üzere
    "Yerinde duran, Geriye gidiyor demektir… İleri, Gaima İleri!"
    (Bolu Korkut Demirel)

    YanıtlaSil
  17. 1919 yılı sonlarında "Köycüler Cemiyeti'"nin aktif bir üyesidir.
    Bu cemiyet, üye olmak isteyenlerden senet alır

    Bu senette de niçin Köycü olmak istediklerini açıklamalarını istermiş.
    Kendisi verdiği senette
    "Hakiki milliyet cereyanının ancak bu yolda Semeredar olabileceğini" belirttikten sonra

    Şunu ilave eder:
    "Sekiz sene evvel Tolstoy'da okuduğum 'Saadet, sükûn ve refah köylerdedir, Yere batsın saraylar. Cümlesinin köylüye olan muhabbetime büyük tesiri olmuştur."
    (Edirne Ufuk Sola)

    YanıtlaSil
  18. Zeki Velidi Togan'ı eleştirmesi üzerine
    Darülfünun'da asistan olan Nihal Atsız yedi arkadaşı ile birlikte

    "Zeki Velidi'nin talebesi olmakla iftihar ederiz."
    Şeklinde bir telgraf ile Reşid Galip'i protesto eder.
    Tabi bu durum Atsız'ın Reşid Galib tarafından kara listeye alınmasına

    Milli eğitim bakanı olduktan sonra Atsız'ın üniversitedeki asistanlığına
    Bazı olaylar sonucunda son vermesine neden olmuştur.
    (Aksaray Tuğrul Algın)

    YanıtlaSil
  19. Cemal Grandanın Atatürk'ün uşağının gizli defteri adlı eserinden;
    "Reşit Galip ile Atatürk arasında geçen oldukça ilginç bir tartışma vardır ki
    Bir çokları tarafından yanlış bilinmektedir.
    Sofrada geçen bu tartışmayı Yakup Kadri Karaosmanoğlu da bir yazısında yazmış
    Sonunu da bilenler tamamlasın demişti.
    Bilenlerden biri olarak üstadın bu makalesini tamamlamağa çalışacağım.

    Atatürk asla kin tutmazdı.
    Bir kimseye ne kadar kızarsa kızsın bir zaman sonra onu affeder, olanları unuturdu.
    Bu yüzden çevresindekilerden bir çokları zaman zaman gözden düşer, sonra yeniden affedilir, eski yerlerini alırlardı.

    İşte Dr. Reşit Galip te gözden düşüp, sonra itibara kavuşanlardandı.
    Dolmabahçe Sarayı'nın harem kısmında (hususî daire) akşam sofrasını henüz kurmuştum.

    Mevsimlerden yazdı.
    Misafirler birer ikişer geldiler.
    Yemek süresince herkes, her konuda konuştu.
    Gece yarısına kadar süren toplantı sonunda reşit Galip'in ayağa kalktığını gördüm.

    O zamanın millî eğitim bakanı Esat Hoca'yı kastederek:
    — Yaşlı insanlara vekillik yaptırmamalı. memlekete fayda yerine zarar getiriyor. dedi.
    bunun üzerine Atatürk:
    Memlekette maarif vekili yok mu?
    — Var ya... Esat hoca mükemmeldir.
    deyince reşit galip hayır anlamında başını sallayarak:
    — Çok iyi ama, çok ta ihtiyar. artık ondan geçmiştir. Bu memleketin maarif vekili o adam değildir dedi.

    Bunun üzerine Atatürk'le Reşit Galip arasında şu tartışma geçti:
    — yahu nasıl olur? bu adam beni okutmuştur, nasıl maarif vekili olamazmış.
    — Değil seni okutmak, senin Allah ın okutsa yine bu adam maarif vekili olamaz.

    O devirde dalkavukların yanında böyle medenî cesaret sahibi, sözünü sakınmaz cinsten kimseler de vardı.

    Fakat bu derece ileri gideceği, bir hükümet üyesi hakkında bu derece sert konuşacağı kimsenin aklından bile geçmezdi. Atatürk tarifsiz şekilde kızmıştı.
    Fakat duygularını belli etmeden, çok sakin şu emri verdi:
    — Lütfen sofrayı terk ediniz!
    — Burası sizin değil, milletin sofrasıdır. gerçi biz saraydayız ama, hocanız hace-i sultanî değildir. cumhuriyette serbesttir... diye başlayınca Atatürk yavaşça yerinden kalktı.
    Kucağındaki peçeteyi masaya bıraktıktan sonra:
    — Öyleyse müsaade ederseniz ben terk edeyim.
    dedi ve salondan çıkıp gitti."

    Tabi sonra ne oldu. işler tatlıya bağlanınca Esat efendinin yerine Reşit efendi milli eğitim bakanı oldu...
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  20. 1933'te, dönemin milli eğitim bakanı Dr. Reşit Galip'in
    Ülkemizdeki üniversite reformu için gelmiş Alman bilim adamları ile
    6 temmuz 1933'te yaptığı anlaşma üzerine söylediği şu sözler şahanedir.

    “500 yıl önce İstanbul'u aldığımızda
    Bizans’ın önde gelen bilim adamları ve sanatçıları ülkeyi terk ettiler.
    Bunlardan birçoğu İtalya'ya gitti

    Ve orada Rönesans’ı başlattı.
    Şimdi Avrupa'nın aldıklarını bize geri vermesinin zamanı gelmiştir.

    Vatanımıza yenilikleri getirmenizi
    Böylelikle çağdaş düzene ayak uydurmamızı sağlamanızı
    Ve yeni nesile çağdaş bilimde ilerleme yolunu göstermenizi umuyor

    Milletçe teşekkür ve saygılarımızı sunuyoruz” (Hirsch, 2005).
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  21. Milli Mücadele döneminde "Tavşanlı'da Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" Başkanlığı yapmıştır.

    Gazi Paşa'ya suikast gerçekleştirmek isteyen zanlıların yargılandığı
    İzmir suikastı davasında görev alan istiklal mahkemesi üyelerinden biridir.
    (Muğla Esat Gün)

    YanıtlaSil
  22. Türk Devrim Tarihinin mihenk taşlarından arasındadır
    Günümüze kadar ulus bilinci ile yetişen nesillerin oluşmasında katkısı büyük olmuştur.
    (Kütahya Halis Karalar)

    YanıtlaSil
  23. Öğrenci Andı'nın tekrar uygulamaya girmesiyle beraber
    Yeni neslin gönüllerine girecek olan adamdır.
    (Çorlu Duran Keskin)

    YanıtlaSil
  24. Türk devrimindeki üniversite reformunun baş mimarlarındandır.
    Almanya'da barınamayan çoğu Yahudi bilim adamlarının

    Türkiye'ye gelmesine önayak olmuş
    Onlara Türkiye cumhuriyeti tarafından korunacakları güvencesini vermiştir.
    (Sakarya Halim Küçük)

    YanıtlaSil
  25. Az zamanda çok iş yapan devrim hükümetlerinin
    Milli eğitim bakanı olarak neferlerinden birisidir.
    Öldüğünde cebinden sadece 5 lira çıkmıştır.
    (Samsun Osman Feza)

    YanıtlaSil
  26. Ülkesine davet ettiği bilim adamlarını
    İkna etmek için onlara ortalama 500 lira maaş bağlanmasını sağlamıştır.
    (Anamur Turan Demir)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bunlara da Bakmak İster misin?

Mutluluğun Resmini Yapabilmek, Nasıl Bir Şey?

Hiç Öpülmedi, Ama Dünyaya Aşkın En Ölümsüz Şarkılarından Birini Armağan Etti _ Consuelo Velazquez

Babası Onu Bir Kart Oyununda Kumarda Kaybettiğinde Sekiz Yaşındaydı.

Camel Sigarası ve Osmanlı Vatandaşı Hacı Ali Devesini Niye Adını ve Resmini Kullandı

Türkmenlerin, Zayıf Yönlerimizi Tek Tek Anlatmış

Bir Zen Öyküsü _ İtiraz Etmeyin, Sizde Layık Olduğunuz Sistemin İçindesiniz

Cehennem Dedikleri Bu Kadar mı? "Utanmayı Biliyorsan Bu Kadar."

Katma Değer Şey Nedir Bu Kadar Önemli?

Harfleri Nasıl Ortaya Çıktı ? 1 (A dan F Kadar)