Mutluluğun Resmini Yapabilmek, Nasıl Bir Şey?
Abidin DİNO, Nazım Hikmet RAN Ve çok sevdiği eşi Vera'nın olduğu bir anekdot... Paris’te bir otel odasındadır 3'ü... Nazım Hikmet; Gecenin bir yarısı eline kalemini almış Yanıbaşındaki eşi Vera’ya "Saman Sarısı" adlı Şiir'ini yazmaktadır... Eşi Vera çoktan uyumuştur... Nazım ve Abidin; Otel odalarının penceresinden Seine Irmağı’nı gören Çatı katındaki otel odalarının Pencerelerinin başında oturmuşlar Abidin de bir yandan bir şeyler çizmektedir... Nazım birden sorar: Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? İşin kolayına kaçmadan ama Gül yanaklı Bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil Ne de ak örtüde elmaların Ne de Akvaryumda su kabarcıklarının arasında dolaşan kırmızı balığınkini Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? 1961 yazı ortalarındaki Küba'nın resmini yapabilir misin? Çok şükür çok şükür bugünü de gördüm.. Ölsem gam yemem gayrının resmini yapabilir misin üstad? Nazım Hikmet Ran ★★★★★★ ★★★★ ★★★★★ ★★★★ ★ Abidin Dino mutlulu...


Bu komutanların hepsi birbirinden değerli insanlar id. Allah Nurlar içinde Yatırsın
YanıtlaSilAmin
SilBizlere bu vatanı kurtarıp verdikleri için, Ne kadar dua etsek azdır
YanıtlaSilBu komutanlarımız ve diğer tüm Kuvâ-yi Milliyecilerin ruhları şad olsun.
SilBu komutanların hepsi Osmanlı subayı değil miydi? Osmanlı bunları yetiştirmemiş olsa idi ne olacaktı?
YanıtlaSilBurada ne demek istediğiniz tam anlamadım.
SilEvet hepsi Osmanlı Subayı
Evet hepsini Osmanlı okullarında yetişti
Ama
İşgal sırasında
Tüm Osmanlı subayları Kuvâ-yi Milliyeci olmadılar
Çoğunluğu Vatanın kurtarılması için kılını kıpramadı
İşgali kabullendiler bunu da unutmayalım
Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun
YanıtlaSil🙏
SilBazıları bu vatanın kendiliğinden var olduğunu sanacak kadar akıl yoksunu maalesef. (O.Y.)
YanıtlaSilMaalesef
SilBu Komutanlar, Osmanlıdan aldığı maaşları bırakıp, maaşı olmayan yalnızca karınlarını doyurabilecekleri bir imkanlar ile vatanı kurtarmaya gittiler.
YanıtlaSilEvet bizler bu insanlara ne kadar dua etsek azdır.
SilOnlar canlarını vatan için harcamaya hazır
YİĞİTLER idi
Onlar ölürse ailemize ne olur demediler
Vatanımız olmaz ise
HALİMİZ ne oluru bilen AYDINlar idi
Tarık Hocam, Güzel bir zamanda yayınlamışsınız bu fotoğrafı. Kutlarım sizi
YanıtlaSilBen bu yazıyı 2020 de yayınlamış idim
SilTekrar yayınladım
Bu Komutanlarımızın "Kuvayi Milliye" kemiklerine kadar işlemiş
YanıtlaSilEvet
SilKuvayi Milliye;
Mondros Antlaşması sonrasında ortaya çıkan bir kuruluştur.
Antlaşma sonrası yurt içinde güvenlik tehdidinin oluşmayla halk tarafından gönüllü olarak oluşturulmuştur.
Geçer dilde karşılığı "Milli Kuvvetler"dir.
1918 yılında oluşmaya başlayan kuruluş, 1921 yılında düzenli orduya katılarak yurt savunmasını sürdürmüştür.
Kuvayi Milliye, Arapça kökenli "kuva" ve "milliyye" sözcüklerinin bir araya gelmesiyle oluşan bir çeşit tamlamadır.
"Kuva" sözcüğü, bugün dilde kullanılmaya devam eden "kuvvet" sözcüğünün çoğul şeklidir.
"Milliyye" sözcüğü ise bugün yaygın olarak kullanılan "milli" sözcüğünün kökenini oluşturur.
Yani “Milli Kuvvetler”