Gökten Üç Elma Düştü.
Eskiden Tv ve Sinema olmadığında köylerimizde
Hikaye anlatımı çok olurdu.
Çocukluğum bunları dinleyerek geçti
Onlardan birisini burada paylaşmak istedim.
Hikaye anlatımı çok olurdu.
Çocukluğum bunları dinleyerek geçti
Onlardan birisini burada paylaşmak istedim.
Tüm hikayelerin başlama tekerlemesine bayılırdım.
Bir varmış bir yokmuş
Her şey çokmuş azmış
Deve çığırtkanmış
Fare berbermiş
Çocuklar babalarının beşiğini sallarmış.
Tarık Başçıl _ 20 Aralık 2025
Aşağıdaki öykü
Osmaniye - Çardak Köyü
Anadolu Halkbilimler Derneğinin düzenlediği
16-18 Haziran 2017 Özgür İnsan Festivalinde
Yaşar Kemal Halk Bilim Öykü Ödülü Almıştır.
Yaşar Kemal Halk Bilim Öykü Ödülü Almıştır.
Her şey çokmuş azmış
Deve çığırtkanmış
Fare berbermiş
Çocuklar babalarının beşiğini sallarmış.
İşte böyle bir zamanda bir insan varmış
Gezmeyi tozmayı çok severmiş.
Çıkmış bir gün bir yola
Bir minik yol gitmiş.
Yollar tozluymuş
Çok da sıcakmış hava, yorulmuş insan
Koca bir ağacın gölgesine uzanmış, dinleneyim demiş.
Bir de ne görsün
Gölgenin ortasında bir yılan
Büyük mü büyük, koca bir azman
Çapar, kara, ala bula bir yılan
Belinin ortasında kocaman bir kaya
İnliyor yılan, bir türlü kurtulamıyor.
Yalvarıyor insana
Ey insan ölüyorum, gidiyorum, kurtar beni.
Şu belimin üzerindeki taşı al, at!
İnsan bu, yılanın yalvarışına
Sızlanışına dayanamamış
Taşı, terleye, zorlaya, yılanın belinin ortasından kaldırmış
Yuvarlamış dereye
Yılan, silkinmiş, kalkmış, dikilmiş insanın karşısına:
-Seni sokacaaam demiş.
Bu nasıl bir iş, az önce belinin ortasında koca bir kaya vardı
İnleyip, sızlayıp ölüp gidiyordun
Acıdım sana, belinin ortasındaki taşı aldım, kaldırdım attım.
İyilik yaptım sana
İyiliğin karşılığı bu mu olmalı ey yılan?
Yılan:
- Olsun demiş, ben anlamam
Yılan:
- Olsun demiş, ben anlamam
İnsanoğluna iyilik yaramaz
Her zaman kötülüğü dokunur bize
Bağda belde yaşatmazlar
‘Yılanın başı küçükken ezilmeli’ derler.
Nasıl güveneyim sana?
Belki bir gün beni öldürürsün.
İyisi mi
Fırsat eldeyken, işimi göreyim.
Ne etse, ne yapsa, yılan bildiğinden şaşmıyor.
Bir kurnazlık düşünmüş
‘Gel üç yaratığa soralım demiş
Üçü de sok derse
Sokarsın, olur biter.
Yılanın kafasına yatmış bu iş
Kabul etmiş.
Düşmüşler yola, az gitmişler
Düşmüşler yola, az gitmişler
Uz gitmişler, dere tepe düz gitmişler
Dağlar ovalar aşmışlar
Dereler koyaklar görmüşler
Bakmışlar ki koca bir öküz
Yalnız başına otluyor kırda
Seslenmişler:
- Ey öküz kardeş gününüz aydın
- Ey öküz kardeş gününüz aydın
Otunuz bereketli olsun
Yedikçe et bal dolsun bedenine.
Sana bir şey soracağım.
Öküz başını kaldırmış;
-Sor demiş.
- Öküz kardeş demiş insan
Öküz başını kaldırmış;
-Sor demiş.
- Öküz kardeş demiş insan
Şu yanımdaki yılan var ya yılan
Ben ona iyilik ettim
Belinin ortasındaki taşı kaldırdım attım
Yoksa ölüp gidecekti.
Şimdi diyor ki
Seni sokacam
Sokar mı, sokamaz mı?
- Sokaaaar demiş öküz.
Şaşmış kalmış insan.
- Nasıl olur öküz kardeş?
- Olur olur, bal gibi olur.
Bak şu benim halime.
Sahibime yıllarca hizmet ettim
Çift sürdüm, kağnı çektim
Yaşlanınca attı beni dağa
Kurtlarınan, çakallarınan cebelleşip dururum.
Anladım ki
İnsanoğluna iyilik yaramaz
Sokar arkadaş demiş, kestirip atmış
Yılan:
- Tamam demiş, öküzden olur aldık
Kimdi kaldı iki yaratık
Onlardan da olur aldık mı
Yandın insan kardeş, sokacam!
Yine düşmüşler yola
Yine düşmüşler yola
Ova, dağ, bayır, düz dememişler
Gitmişler gitmişler; derin, çağlayan
Kar gibi ak, ayna gibi berrak
Suyu olan bir ırmağa rastlamışlar
Eğilmişler kana kana içmişler
Ooohhh çekmişler
Dikilmişler bir süre, soluklanmışlar.
Bağırmış insan ırmağa:
- Ey ırmak
Bağırmış insan ırmağa:
- Ey ırmak
Şu yılan var ya şu yılan
Mendabur yılan peşimi bırakmıyor
İlle de sokacam diyor
Oysa ben ona iyilik ettim
Belinin ortasındaki kayayı kaldırdım attım
Ölümden kurtardım
Şimdi bu yılan
Beni sokar mı, sokamaz mı?
Irmak, öfkeyle yanıt vermiş:
- Sokar arkadaş demiş.
Irmak, öfkeyle yanıt vermiş:
- Sokar arkadaş demiş.
Sokar, hem de öte bile geçer
Bu insanoğlu denen yaratık var ya!
Ona hiç iyilik yaramaz
Benim başıma gelirler
Suyumu içerler
İçimde çimerler
Çamaşırlarını yıkarlar
Tükürürler üstüme
Dönerler işerler
Bir de sıçarlar!
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi
Lağım suyunu ve pisliklerini içime atarlar.
Bu yüzden
Ne balık kaldı bana
Ne kurbağa…
İyilik yaramaz kardeşim size
Sokar!
Daha bir yaratık var
O da sokar derse, tamam.
Oradan ayrılmışlar
Oradan ayrılmışlar
Üçüncü yaratığı aramaya başlamışlar.
Ora senin, bura benim
Koşmuşlar, yorulmuşlar; dinlenmişler.
Yine yürümüşler
Git babam git, gitmişler.
İnsan bu, endişeli
Ya üçüncü de, sokar derse!
Bir yolunu yordamını bulmalı
Üçüncüye göz kırpmalı
Kurtarmalı yakayı!
Ama nasıl?
Nasılı bulunacak!…
Derken
Bir çalının dibinde karnı karnına geçmiş
Güzel kürklü bir tilkiye rastlamışlar.
İşte buna soralım demişler.
Selamlaşmışlar tilkiyi.
Bu arada göz kırpmış insanoğlu tilkiye.
Sana bir şey soracağım demiş.
Tilki;
-Sor demiş.
Sormuş:
-Ey tilki kardeş
Tilki;
-Sor demiş.
Sormuş:
-Ey tilki kardeş
Şu yanımdaki yılanı görüyorsun ya
Ben onu ölümden kurtardım
Belinin üstünde koca bir kaya vardı
Kaldırdım attım.
Şimdi diyor ki
Seni sokacam.
Sokar mı, sokamaz mı?
Düşünmüş kaşınmış taşınmış
Vermiş kararını:
- Vallaaaa sokamaz demiş!
İnsan, rahatlamış
- Vallaaaa sokamaz demiş!
İnsan, rahatlamış
Ooh çekmiş;
Dönmüş yılana:
- Duydun ya, sokamaz diyor
- Duydun ya, sokamaz diyor
Haydi git yılan efendi
Sokaman beni.
Yılan süklüm-püklüm:
- Bunda bir hinoğlu hinlik var ya
Yılan süklüm-püklüm:
- Bunda bir hinoğlu hinlik var ya
Anlayamadım
Neyse gelecek sefere anlar
Hesabını görürüm demiş
Akmış gitmiş bir çalının içine.
Tilki ile insan kalmışlar baş başa.
Tilki:
- Haydi bakalım insanoğlu
Tilki ile insan kalmışlar baş başa.
Tilki:
- Haydi bakalım insanoğlu
Karnım öyle aç ki
Günlerce avlanamıyorum
Karnımı doyuracak iyi bir şeyler getir.
Sen burada bekle
Sana birinde kaz
Diğerinde tavuk iki çuval yiyecek getireceğim
Bayram edersin…
Tilki sevinmiş, yalanmış;
- İvedi ol, açlıktan öleceğim demiş.
İnsan gitmiş
Tilki sevinmiş, yalanmış;
- İvedi ol, açlıktan öleceğim demiş.
İnsan gitmiş
Az sonra iki çuvalla dönmüş.
Tilkiye sormuş:
- Nasıl istersin tilki kardeş
- Nasıl istersin tilki kardeş
Teker teker mi çıkarayım
Yoksa çuvalın ağzını açayım mı?
Tilki, ağzının suyunu akıtarak;
- Aç aç demiş, benden kaçamazlar
- Aç aç demiş, benden kaçamazlar
Hepsini yakalarım gık dedirtmem!
İnsan
İnsan
Çözmüş çuvalların ağzını
Birinden tazı, diğerinden köpek fırlamış
Tilki neye uğradığını şaşırmış
Canını zor kurtarmış;
Çıkmış yüksek bir tepenin başına
Oradan bağırmış:
- Eyyyyyyy insanoğlu sana güven olmayacağını biliyordum
- Eyyyyyyy insanoğlu sana güven olmayacağını biliyordum
Ama açlıktan güvendim sana.
Bundan sonra tavukların yiyicisi ben olacağım!
Onları nerde görürsem tutacağım, yiyeceğim…
İşte
İşte
O gün bugündür
İnsanoğlunun tavuklarını tilki yer.
Kıssadan hisse:
Siz
Siz olun
Hiç kimseyi aldatmayın
Hiç kimseye
Kötülük yapmayın.
Gökten üç elma düştü.
Gökten üç elma düştü.
Biri teyzeme
Biri bana
Biri okuyana.
★★★★★★★★★★★★★★★★★★★★

Bazen bir hikaye tutuşmuş iki eldir
YanıtlaSilKenetlenmiş on parmaktır.
(İstanbul Asena Küçük)
Hikaye, palavra, inanılmayan durumlarda kullanılan sözcük olarak da kullanılır.
YanıtlaSil(Antalya Ufuk Sarıoğlu)
Hikaye, çocukları uyutmak için birebirdir.
YanıtlaSil(Bolu Hakan Ramin)
Hikaye anlatmak; dinleyicinin
YanıtlaSilSandığın kadar yalnız değilsin demesi
Bunu hissetmesi icin yalvarmaktir.
(Eskişehir Gonca Siper)
Öykünün bir başka adlandırılışı.
YanıtlaSil(Sakarya Duygu Atılgan)
Hikaye, çok zor bir şey değil bu aslına bakarsan
YanıtlaSilİlgi çekici hikaye dediğin şey
Hayatın normal akışına
Bir şekilde dışarıdan müdahale ettiğinde ortaya çıkması muhtemel mevzular.
(Aksaray Mustafa Kuş)
Hikaye: Yaşanmışlıkların yazımıdır.
YanıtlaSil(İzmir Batıkan Güney)
Sadece anlatılan ve ya dinlenen değildir
YanıtlaSilBazen yaşarsın hikayeyi
Yaşadıkça devam eder, bitmez.
(Fransa Hulusi Olguner)
Mükemmel hikaye yazmanın tek yolu var
YanıtlaSilMükemmel hikaye yazmak!
(Mersin Engin Uzun)
Bir tek kişiden dinleyince herkesin anlattığı her şeyden daha güzeldir.
YanıtlaSil(Bolu Alev Sukuşu)
Gerçeğe en yakın olan edebiyat türüdür.
YanıtlaSilHatta bazen o kadar gerçektir ki
Yüzleşmeyi reddetmeniz gerekebilir.
(Niğde Mehmet Koçak)
Özdemir Asaf'ın dediği gibi:
YanıtlaSil"Herkesin bir hikayesi vardır ama herkesin bir şiiri yoktur..."
(Çorlu Derya Babacan)
Hikaye merhemdir
YanıtlaSilUsul usul geçer yaraların üstünden
(İzmir Meral Parlak)
Hikaye
YanıtlaSilEdebi bir tür olarak sınırlandırılamayacak kavram
Günümüzdeki kullanımı boş işler
Anlamsız durumlar olarak da karşılık bulur.
(Düzce Hatice Oruç)
Hikaye, istinasız herkesin sahibi olduğu tek şey.
YanıtlaSil(Kütahya Filiz Öğüt)
Dünyanın bir yerinde her zaman bir hikaye anlatılacaktır.
YanıtlaSil(Tarsus Hikmet Songül)
Kimsenin hikayesine gülme
YanıtlaSilYol uzun ve daha seninki bitmedi.
(Kütahya Fatoş Altan)
Bir canlı türü olarak bizler hikayeye bağımlıyız
YanıtlaSilBeden uykuya yattığında dahi
Zihin tüm gece uyanık kalır
Kendi kendine hikayeler anlatır. _ Jonathan Gottschall
(Hatay Durmuş Kurt)
Gerçek olan
YanıtlaSilGerçek gibi olan
Bazen gerçek olmayacak gibi olan durumlar, ihtimaller.
(Yozgat Özgür Tan)
Hikaye
YanıtlaSilKişiler, olay örgüsü, mekân, zaman, anlatıcı
Bakış açısı olmak üzere beş temel yapı unsur vardır.
Olay hikayesi
Durum hikâyesi olarak ikiye ayrılır.
(Amasya Ali İhsan Kalınağaç)
Her şey bir hikayedir
YanıtlaSilBu yüzden hikayenin nerede başladığını
Gerçeklerin nerede bittiğini asla bilemezsiniz
Hepsi kurgu da olabilir, gerçekte
(İzmir Batıkan Güney)
Tüm muhteşem hikayeler iki şekilde başlar
YanıtlaSilYa bir insan bir yolculuğa çıkar
Ya da şehre bir yabancı gelir. _ Tolstoy
(Ukrayna Mustafa Zarif)
Hikaye ya da öykü, gerçek ya da gerçeğe yakın bir olayı aktaran kısa, düzyazı şeklindeki anlatıdır.
YanıtlaSilKısa oluşu, yalın bir olay örgüsüne sahip olmasıdır.
(Pozantı Ebru Başol)
Bu hikayenin sonunda ikimiz de kaybettik
YanıtlaSilBen güvenimi
Sen de beni.
(Belçika Huzur Bulut)
Bana göre her şey bir hikayeye bakar
YanıtlaSilBir hikaye anlatırsın
Kimi din ilan eder
Kimi destan ama etkilediğin kesindir.
Bir ulus inşasına harç atmış olursun
Her şey bir hikayeye bakar.
(İngiltere Şeref Şoray)
Hikaye belki de en güçlü dildir
YanıtlaSilÇünkü aktarılma üslubu güçlüyse anlattığı 'şey'
Her ne ise onu zihinlerimizde
Bizim için en anlaşılır ve akılda kalıcı şekille sokabilmemizi sağlar
Hem de bu üslubun gücüne sahip olacak şekilde.
(İzmir Batıkan Güney)
Hikaye denilince akla ilk başta metin gelir
YanıtlaSilHikaye metine ait olmak zorunda değildir
Çünkü hikaye tanım itibari ile anlatıdır
Hikayeyi yazmak bir anlatım biçimidir
Bunun içine sözlü anlatım, musiki, resim fotoğraf gibi unsurlar bulunur.
(Malatya Osman Duru)
Hikayeyi güzel ifade edenleri çok severiz
YanıtlaSilGerek roman gerek film
Bak işte benim yaşadıklarımı anlatmış falan oluruz
İfade edebilmek maharettir o yüzden
(Çorum Tülay İnce)
En güzel şarkılar hikayedir
YanıtlaSilEn güzel besteler hikayedir
En güzel filmler resimler heykeller binalar yapılar topluluklar insanlar ilişkiler her şey bir hikayedir
Hepsinin ayaklarının altında koca koca gerçekler yatar
Onlarla beslenir onlarla savaşır
Onlarla barışır onlarla yaşar ve ölürler.
(Gaziantep Hanifi Kurtoğlu)
Bir şeyin sonlanmasını sevmeyiz
YanıtlaSilSonluluğun sevimsiz bir amaçsızlığı vardır
Belirsizliğe kendini teslim etmek
Hem daha kolaydır
Hem de daha heyecan verici.
Son demek farklı minvallerde ölüm demektir
O keyifli sürecin yok olması anlamına gelir.
Bir şey güzelse bitsin istemeyiz
Sonrasını düşünmek istemeyiz
Çünkü hem riskli
Hem de zahmetlidir
Yeni bir şeye başlamak.
(İzmir Batıkan Güney)
Hikaye
YanıtlaSilÖznenin evrene kendini ifade etme biçimi
Dna gibi kendini çoğaltıp yayılma özelliğine sahip olmasına rağmen
Ondan farklı olarak mutasyon
Onun genellikle lehinedir.
Belki de
Bu nedenle çoğu kez yalandır.
(İsveç Perihan Aker)
İki tür hikaye vardır
YanıtlaSilBiri empati duygusunu verir
Diğeri korku duygusunu.
(Antalya Zühal Demir)
Hikaye
YanıtlaSilCem Karaca'nın müthiş şarkılarından biri, hayli romantik.
(İstanbul Akın Bölükbaşı)
Bir varmış bir yokmuş, gökten üç elma düşmüş.
YanıtlaSilÇocukluğumuzun özlemleri
(Urfa Gani Yıldız)
Masal ile gerçek kavramlarının birbirlerine aykırı duruşları olduğuna inanmıyorum!
YanıtlaSil(İngiltere Hüseyin Çakır)
Masalın bir tanesini yaşamadığınız sürece gerçekliği çocukluk anılarınızda saklanır
YanıtlaSilbir tanesini yaşadığınız vakitte gerçekliği en saf heyecanlarınızda filizlenir
(Kırklareli Cumhur Özel)
En çok büyüklere anlatılan
YanıtlaSilDaha da önemlisi
En çok büyükler tarafından inanılan şey
Öyle ki bazen anlatan bile inanır bu masala.
(Uşak Zafer Özenir)
-miş'li geçmiş zamanda kalan
YanıtlaSilYaşanmışlıkları şüpheyle karıştıran
Hayalde uyanan
Rüyada uçuşan
Rüzgarsız yapraklardan ibaret, ibret hikayeleridir.
(Çanakkale Faruk Can)
Özlenen çocukluk gerçeğimiz...
YanıtlaSil(Çorum Hülya Deniz)
Çocukken anlatırlar bunları.
YanıtlaSilBüyüdükçe susarlar; sustururlar pembe hayalleri.
Oysa tam da büyüyünce ihtiyaç duyulur;
Masallara inanmaya.
(İstanbul Levent Tanyeli)
Ayı ile Koala
YanıtlaSilbir zamanlar ormanın birinde yalnız bir ayı yaşarmış. ormanda dolaşır durur ama konuşacak kimseleri bulamazmış. sıkılır da sıkılırmış.
bir gün, yine her zamanki gibi ormanda dolaşırken bir ses duymuş:
-bu dalı sen mi kırdın?
etrafına bakmış heyecanla ayı. kimseleri görememiş. soru yine tekrarlanmış:
-bu dalı sen mi kırdın?
ayı sesin geldiği yönü bu sefer anlayıp yukarı bakmış. bu bir koalaymış.
-hayır.
demiş ayı.
-ben oraya çıkamam ki.
diye de eklemiş.
-uff... ben bu dal olmadan çıkamam ki yukarılara. kaldım burada yalnız başıma.
demiş koala sıkıntıyla.
-üzülme, ben seni yalnız bırakmam. ben de yalnızım.
demiş ayı.
koalanın gözleri parlamış sevinçle ve:
-sahi mi? çok sevindim.
demiş.
günler geçmiş. hep sohbet ediyorlar, birbirlerinin dertlerini dinleyip yalnızlıklarını paylaşıyorlarmış. zamanın nasıl aktığını bile anlamıyorlarmış. artık ayı eskisi kadar mutsuz değilmiş.
yine her zamanki gibi koalanın ağacının altında uyanan ayı:
-günaydın koala.
demiş.
demiş ama yanıt alamamış çünkü koalanın yukarı çıkmasını engelleyen kırık dalın yerine yenisi çıkmış ve koala yukarıda arkadaşlarıyla berabermiş.
endişeyle bağırmış ayı:
-hey koala! günaydın. kurtulmuşsun. çok sevindim.
koala da bağırmış, ayıyı duyunca:
-sağol! çok mutluyum.
başka da bir şey dememiş.
ayı bir yandan koala için sevinirken bir yandan da yine yalnız kalacağı için üzülmüş. bir kaç kez koalayla konuşmayı denemiş ama sanki o tanıdığı, sevdiği koala değilmiş artık. soğuk davranıyormuş ayıya...
ayı yine kendini vurmuş yollara. ama arada koalanın ağacının altına gelirmiş. koalayı görünce seslenmek istermiş ama vazgeçer gidermiş. sonraları hiç gelmemeye başlamış. alışmış yeniden yalnızlığa...
(Hollanda Ayşe Seçer)
Akrebin İntikamı
YanıtlaSilakrep deniz kıyısına yaklaşmış. bir süre denizi, dalgaları seyretmiş.
-keşke yüzebilseydim...
diye iç geçirmiş.
derken denizden bir yengeç çıkmış. akrebi görüp :
-merhaba!
demiş.
akrep de onu selamlamış. konuşmuşlar, sohbet etmişler sonra da arkadaş olmuşlar.
akrep her gün yengeci ziyaret eder, ona gördüklerini anlatırmış. iyice yakınlaşmışlar.
derken akrep kıyıya gelişlerinde yengeci görememeye başlamış. ortada yokmuş yengeç. uzun süre böyle devam etmiş. akrep her geldiğinde yengeci göremiyor üzgün bir şekilde geri dönüyormuş. yengeci çok özlemiş. canına tak etmiş artık. yine sahile geldiğinde bağırmış:
-nerdesin? neden beni görmek istemiyorsun? seni çok özledim!
yengeç yavaşça çıkmış sudan.
-bak, seni üzmek istemiyorum ama bana bağlanmanı istemiyorum. bu yüzden geldiğin zamanlarda çıkmadım. bizim ilişkimiz yürümez. senle ben asla olamayız.
demiş gülümseyerek.
-yoo beni yanlış anlamışsın, öyle düşünmemiştim.
demiş akrep. içten içe de yadırgamış yengeci ama belli etmemiş.
-peki o zaman kusura bakma yanlış anlamışım.
demiş yengeç yine gülümseyerek.
akrebin gururuna dokunmuş, özellikle yengecin alay eder gibi gülümsemesi ama içine atmış.
yine akrebin ziyaretleri devam etmiş. her şey eskiye dönmüş gibiymiş ama değişen bir şey varmış. yengeç akrepten etkilenmeye başlamış. akrep çok iyi davranıyormuş yengece. yengeç, akrebe söyledikleri için pişman olmuş. içi içini yiyormuş ama aşkı da büyüyormuş. artık dayanacak gücü kalmamış ve akrebe açılmış:
-seni seviyorum. beni affedebilecek misin önceki söylediklerim için?
gülümsemiş akrep:
-seni tanıştırmak istediklerim var. yarın veririm cevabımı.
demiş.
heyecanlanmış yengeç. o gece uyuyamamış. sabah olunca akrep gelmiş.
-gel benimle, tepenin arkasında bekliyorlar.
demiş.
-acaba annesi ile babası mı?
diye içinden geçirmiş yengeç.
tepeyi aşmışlar.
-işte bu ailem.
demiş akrep.
yengeç şok olmuş. bir dişi akrep ve iki yavru akrep duruyormuş karşısında.
-baba bu kim?
diye sormuşlar minik akrepler.
-eski bir dost.
demiş akrep, gözlerinin içi sanki intikam ateşiyle yanıyormuş.
yengeç ağlayarak denize kaçmış. bir daha da yengeci gören olmamış.
(Norveç Dilara Engin)