Türkmenlerin, Zayıf Yönlerimizi Tek Tek Anlatmış


Tarihteki en büyük 
Musevi asıllı Macar Türkoloğu’dur

1860 lı yıllarda 
Profesör Arminius Vambery önce kılığını

Arminius Vambery'ın Kısa Anlatım
Videosu

Ardından dinini
En sonunda da adını değiştirdi. 

Reşid Paşa ünvanını İstanbul da aldı. 
Osmanlıcayı mükemmel denebilecek kadar iyi konuşuyordu. 

Tam dört yıl Osmanlı topraklarında kaldı. 

Hiç kimse ondan şüphelenmedi. 
Herkes tarafından büyük bir saygı ve ilgi gördü. 


Devletin en üst makamlarının arasına karıştı. 
Sultan Abdulhamid'le dostluk kurdu. 
Güvenini kazandı.

Anadolu ve Orta Asya seyahatine
 çıktı.
Türkistan'ı da baştanbaşa kat etti
Artık o bir derviş idi...

Sesli Kitap
Bir Sahte Dervişin Orta Asya Gezisi
Arminius Vambery
( 9 Saatlik Dinleti )



Rus-İngiliz siyasi çatışmasının yoğunlaştığı devreye rastlayan yıllarda

Londra Coğrafya Cemiyeti ona çok önemli ve gizli bir görev vermişti. 

Vambery görevini başarıyla tamamlamıştı...


Ta ki
Yıllar sonra Londra'ya döndükten sonra 
Anılarını yazınca deşifre oldu. 

Anadolu topraklarından 
Orta Asyaya kadar uzanan bu macera dolu günlükler 
Bize o devrin temel taşlarını ve bilinmeyen yönlerini de anlatıyor...

İngiliz casusu idi!...
Anılarında şunları yazıyordu.

Derviş Kimliğiyle Aralarına Girdim

Eğer hakiki hüviyetim meydana çıkmış olsaydı
Değil burada

Osmanlı Sefarethanesi'nin has itibarlı misafiri olabilmem
Hayatım dahi tehlikede kalırdı.


Ben Reşid Efendi
Sefirin has misafiri ve dostu olarak
Bu Türk hacıları nezdinde gün geçtikçe itibar sahibi oluyordum.

Öyle saf ve mert insanlardı ki
Kendi hayatlarında yalan söylemedikleri için

Hiç kimsenin
Ne sebeple olursa olsun yalan söyleyebileceğine

Hele
Hakiki hüviyetini saklayacağına asla ihtimal vermiyorlardı.

Türkler en mert
Saf ve güvenilir insanlardır. 


Muhataplarını da kendileri gibi bilirler
Her söylenene itimat ederler. 

Bilhassa dini ve manevi bahislerde 
Kimsenin yalan söyleyeceğine 
Asla ihtimal vermezler.

Benim tam bir derviş hüviyet
Şekli içinde ve alıştıkları üslup
Hususiyetlerle aralarına girdiğim 

Türkmenler
Kısa zamanda öylesine bağlandılar
İnandılar ki
Kazancımı tarif edemem.

Birçok hastalar benden iyi nefes istiyor
Bazısı hekim olduğumu zannederek 


Tedavilerinin yollarını araştırıyorlar
Bazısı ilaç yapmamı rica ediyorlardı.

Ve, ancak sorulan suallere cevap verdim.

Binlerce kadın, çoluk çocuk
Kız, ihtiyar, genç etrafımızı aldılar.

Birbirinin üstüne yığılmış bizi görmek
Sevap olur diye ellerini üstümüze sürmek

Ellerindeki testilerinden bizlere 
Birer yudum içirdikten sonra 

Bu suyu her derde şifa olarak saklamak
Hayır duamızı almak için rahat nefes aldırmaz olmuşlardı...


Türkmenlerin hepsi İslam'dır. 
Yalnız dinini de hakki manasıyla bilmezler. 

Birkaç kelime din konuşan başlarına imam olur. 
Ben de onu yaptım...

Arminius Vambery yani İngiliz casus Reşit Efendi
15 Eylül 1913 tarihinde Budapeşte
Macaristan’da 81 yaşında ölmüştür.


Hayatı;
Hayatını ve çalışmalarını incelerken en büyük kaynağımız  ismiyle yayımlanan kendi eseri oldu.

Vambery, 19 Mart 1832 tarihinde Macaristan'da dünyaya gelmişti ve Yahudi bir aileye mensuptu.


Çocukluğunda yaşadığı bir sorun nedeniyle bir ayağı her daim aksamaktaydı.

Vambery'in neredeyse saplantı derecesinde Türklere ilgi duymasının nedenlerinden birisi de Macarların Türk soylu olarak düşünülmesiydi.


Vambery'in doğuştan dile muazzam bir yeteneği vardı
Henüz 15 yaşına geldiğinde 

Macarca, Latince, İbranice ve Almanca gibi dillerde uzmanlaşmıştı. 

Kısa süre sonra, Farsça, İtalyanca ve Rusça dillerinde de uzmanlaşacaktı.

Yaklaşık dört yıl İstanbul'da yaşayan Vambery
Türkçeyi kusursuz konuşup okuyabilecek derecede öğrendi. 


Özellikle Divan Edebiyatına olan hâkimiyeti sayesinde 

Kısa süre içerisinde birçok Türk aydını ve devlet adamı ile tanışma imkânı buldu.

İstanbul'da kaldığı süre zarfında, İslami konularda da kendisini hayli iyi eğitti

Bir süre İran'da kalan Vambery'in bir dervişten ayırt edilmesi mümkün değildi.

Türkistan'a gitmeden önce uğradığı elçilik temsilcileri onun bir Macar olduğuna uzun süre inanamadı.


Bir derviş kılığında Hive, Semerkant ve Buhara gibi 
Türk vilayetlerini gezen derviş seyyah 
Türkler hakkında ayrıntılı malumatlar toplayacaktı.

Bir hac kafilesi ile yolculuğuna başlaya Vambery'denİ
ilk şüphelenen Buhara Hanı Emir Muzaffereddin oldu.

Emir'in kendisine topal ayağı ile 
Bu yolculuğu nasıl sürdürüyorsun sorusuna 

Vambery oldukça zeki
Türk tarihine olan hâkimiyetini yansıtan bir cevap verir:

Sizin Atanız Emir Timuraksak 
olduğuna aldırmadan bütün dünyayı eline geçirdi.

Hive hükümdarı Seyid Muhammed Han'dan 
Büyük iltifatlar gördü

Hive'nin en büyük İslam âlimi ile 
İslami konularda bir münazara yapmasını istedi.


Sonuç son derece tuhaftı
Bir derviş kılığında Türk topraklarını gezen Yahudi Vambery

Bu münazarada 
Türk âlimi yenerek hatırı sayılır bir şöhret kazandı.

Ödül olarak kendisine yirmi duka
Bir eşek hediye edildi

Ama Vambery bir İslam âliminin 
Para kabul etmeyeceğini söyleyerek bu ödüle tevessül etmedi.


Nihayet bir Afgan molla
Onun kâfir olduğunu 

Ve öldürülmesi gerektiğini söyleyerek 
Ortalığı ayağa kaldırdı 

Ama topluluk Reşit Efendi'yi (Vambery) bulduğunda 
Öylesine huşu içerisinde namaz kılıyordu ki 

Topluluk Afgan mollayı kınayarak Vambery'den uzaklaştırdı.

Vambery sara hastası iken yardım ettiği 
Afgan'ın onu az daha deşifre etmesini eserinde şu sözlerle nakleder:

Eğer o adamı sara nöbetleri başladığında 
Ben ona Bimzenştein'ın verdiği zehirlerden birisini verseydim 
Çoktan öbür dünyaya giderdi. 

Fakat ben bunu yapmadım. 
O Hive'ye vardığımızda 

Benim kâfir olduğumu ispatlamaya çalıştıysa da 
Hive Hanı ona inanmadı. 

Onu gök eşeğe ters bindirip 
Hive sokaklarında insanlara taşlattırdı.


Dervişin ajanlığı;
Vambery'in rotası son derece ilginçti. 
İran, Afganistan ve Türkistan'ı kapsayan coğrafyalarda 

Tek vazifesi şüphesiz Türkleri tanımak değildi.

Vambery, İngilizler namına istihbarat toplayan bir ajandı.

İstanbul günlerinde Hüseyin Daim Paşa gibi 
Önemli devlet adamlarıyla dostluk kurmuş

Hatta Sadık Rıfat Paşa'nın evinde misafir edilmişti. 

Onun kimliğini ve vazifesini sonraları Peşte Sefiri Şekip Efendi deşifre edecekti.


Osmanlı kimliği deşifre olan Dervişin notlarından yararlanmak istedi. 
Mim Kemal Öke, İstanbul'da sadrazam ile görüştüğünü belirtir:

İlk işi Osmanlı sefiri Haydar Efendi'yi ziyaret etmek oldu. 
Başka bir görev ile İstanbul'a dönen 
Haydar Efendi'nin yerine atanan İsmail Efendi de ona gereken ilgiyi gösterdi. 

Artık gerçek kimliğini saklamak için bir neden kalmamıştı.
Macerasını İran Şahı Nasırüddin'e de anlatan Vámbéry


40 üç ay Tahran'da kalarak yorgunluk giderdi. 
Bir yandan da gezisi sırasında "gizlice" Arap alfabesi ile fakat Macarca tuttuğu notlarını gözden geçirdi. 

Osmanlı topraklarını emniyetle geçtikten sonra vardığı İstanbul'da
Sadrazam Ali Paşa'yı ziyaret ederek, onun isteği üzerine Orta Asya'yı anlattı.

Çok sonraları Semerkantlı yönetici Rahman Bi'ye
Onun casus olup olmadığını anlamadınız mı diye sorulduğunda 

"Sahte dervişin sırrını çözdüğünü
Ama İslam teolojisi hakkındaki bilgisinden 
Çok etkilendiği için bunu açıklamayı asla düşünmediğini" ifade edecekti.


Macar bir dil bilimcinin İngilizler adına çalışması da 
İran Büyükelçisi Sir Charles Allison ile tanışması ile başlar.

Árminius Vámbéry 
"Bir Sahte Dervişin Orta Asya Gezisi" eserde 
İngiltere Coğrafya Cemiyeti ile yakın ilişki içerisinde olduğu görülür.

Onun yolculuğu son derece tehlikeliydi
Çünkü Sultan Abdülhamid de dervişleri ajan olarak kullanıyordu

Ruslar bu konuda çok tedbirliydi. 
Dolayısıyla bir İngiliz ajanı olarak yakalanması durumunu hayli zora sokabilirdi.

Elçilik doktoru Bimzenştein 
Yakalanması halinde intihar etmesi için ona özel zehirler hazırlayacaktı:



Vambery, demek sen Buhara'ya gidiyorsun?

Evet doktor gideceğim.


Türkistan'a giden binbaşı Mayor Konelli'ye ne olduğunu biliyor mu?

Ne olmuş?


Onun kafasını keserek minareye astılar
Onu aramaya giden Stoddart da aynı akıbete uğradı.

Türkistan'a giden başkaları da oldu.


Evet, başkaları da oldu. 
Örneğin Blokvildi Türkmenler tarafından öldürüldü. 
Ayrıca Vaisberi de kayboldu ve hala haber yok.

Ben uyumlu bir insanım Doktor
Türkistan'a macera aramak için girmiyorum. 

Ben ilim için kendimi kurban edeceğim. 
Buhara'yı çok görmek istiyorum. 
Ayrıca aldığım terbiyeye de güveniyorum.


O nasıl bir terbiye?

Ben kendime hâkim olabilirim.


Tamam, tamam, gitmeden önce bana uğrarsın.

Siyasi faaliyetlerinin yanı sıra 
Bilimsel anlamda da görüşleri 
Son derece önemli olan Vambery

Macarların Türk kökenli olduğu tezini destekleyen çalışmaları ile öne çıkar.

Ona göre Macarların etnik kökeni ve dili 
Esasen Türkleşmiş bir kavimdir:


Macar halkı ve dilinin gelişim sürecinin 
En başında ön planda Türk'ten çok Ugor öge vardır

Ama Macar dilli etniğin daha sonraki gelişimi konusunda 
Bunu söylemek mümkün değil

Çünkü bu sırada Türk öge belirleyicidir
Aile yaşamıyla, dinle, devlet yönetimiyle

Askerî teçhizatla
Etik ve töresi kavramlarla ilgili sözcüklerin 
Büyük bölümü Türkçe kökenlidir. 

Kısaca şöyle söylenebilir: 
Macarlar, zaman içinde 
Türkleşen ve dünya tarihine 
Türk halkı olarak giren Ugor kökenli bir halktır.


Vambery'in çalışmaları ve Ural-Altay teorisi
Turancılık fikrinin ortaya çıkmasına neden oldu. 
Bu görüşler Osmanlı'daki Turancılarda büyük bir heyecan yarattı.

Birinci Dünya Savaşı'nda 
Macaristan'ın Osmanlı ile müttefik olması 

"Turancılık" fikrini bir siyasi ideolojiye dönüştürme eğilimi ortaya çıkartacak olsa da savaşın kaybedilmesi 

Türkiye ve Macaristan'da Turancılığa olan ilginin kaybolmasına neden oldu.

Vambery, bir derviş kılığında 
Türklerin en mahrem şehirleri olan Semerkant ve Hive gibi bölgeleri dolaştı.


Topladığı bilgileri bir casus olarak İngilizlere sundu
Ama bilimsel anlamda ortaya koyduğu görüşler 

Bilhassa Pantürkizm görüşünü paylaşan aydınlar 
Arasında büyük bir heyecan yarattı.

Özellikle Macarların 
Türk olduğuna dair görüşleri 
Çoğunlukla bir İngiliz ajanı olan 
Vambery'in araştırmalarından ilham aldı.


Tarık Başçıl  _    28 Şubat 2026

Kaynaklar: 
İngiliz casusu "Vambery'nin Günlükleri" _ Cemal Kutay

1 - Lajos Ligeti, bilinmeyen iç asya, macarcadan çeviren: 
Sadrettin Karatay. 1–2. kitap. istanbul, millî eğitim basımevi, 1970; sf: 270 ve 244.

2 - Mim Kemal Öke, saraydaki casus, gizli belgelerle Abdülhamid devri ve ingiliz ajanı yahudi: 
Vambery, kitapyurdu yayını, istanbul, 1998, sf:296.

3 - Armin Vambery’nin Türkistan seyahatnamesi ve Karakalpak Türklerine dair kayıtlar, TTK belleten dergisi, sayı 255, ağustos 2005

Not: 
Kırmızı yazılı kelime gördüğünüzde tıklar iseniz
Sizi "Vikipedi" e yönlendirir
Onun hakkında daha fazla bilgiye ulaşmış olursunuz

★★★★★★★


Blog dan Daha Farklı 
Derlemeye Ulaşmak İçin 

Aşağıdaki Link Adresine
Tıklayabilirsiniz 



Yorumlar

  1. Arminius Vambery
    Öykülerden birini 1890’da İrlandalı yazar Bram Stoker’a da anlatmış
    Onun kaleminden 1896’da Fatih Sultan Mehmet- Kazıklı Voyvoda (Vlad Draculea Tepeş) kaynaklı Drakula efsanesi doğmuştur.

    Burada “Kan emerek yaşayan hortlak, cadı” anlamlı
    “Vampir”in vambery adını andırması ilginçtir.
    (İrlanda Musa Sevinç)

    YanıtlaSil
  2. Şark ülkelerinden 1001 gece masalı gibi olayları anlattı
    Sultanla olan yakın ilişkisi gibi şeylerden bahseder.
    Ayrıca Ant içerek İngiliz ve Türk ajanı olduğunu söyler.
    Macaristan'daki profesörlük unvanı sadece göstermelikmiş…
    Sözleriyle ondan bahseder.
    (İngiltere Cumhur Demirel)

    YanıtlaSil
  3. Macarların Türk kökenli oldukları iddiasından hareketle Türkoloji’ye karşı saplantı derecesinde meraklı bir Türkofil idi.

    Daha doğuşundan dillere karşı muazzam bir yeteneği vardı.
    İçinde bulunduğu maddi zorluklarla baş edebilmek amacıyla
    12 yaşından itibaren terzi çırağı olarak çalışırken
    Etnografya ve Filoloji alanlarında araştırmalar yaptı.
    Sonrasında öğrendikleri ile özel öğretmen olarak çalıştı.
    (Macaristan Harun Kök)

    YanıtlaSil
  4. Arminius Vambery
    Henüz 15 yaşındayken Macarca, Latince, İbranice ve Almancayı çok iyi biliyordu.
    Bundan sonra da Farsça, İtalyanca, İspanyolca ve Rusçayı aynı seviyede öğrenmiştir.
    (Almanya Sami Alper)

    YanıtlaSil
  5. İstanbul dört yılını geçiren Armin kaldığı sürede
    Yirmiden fazla Türk lehçesi ile birlikte
    Kur’an öğrenmiş ve Müslüman geleneklerini inceleyerek
    Osmanlı İmparatorluğu'nda büyük bir itibar elde etmişti.

    Aynı zamanda saraya yakın Türklere Avrupa dillerini
    Hem de burada yaşayan yabancılara Osmanlıcayı öğreterek
    Aralarında "Kanun-i Esasi" yi hazırlayan Mithat Paşa'nın da bulunduğu

    Padişahın saray erkanında
    Hariciye Nezareti'nde aranır bir kişi haline geldi.
    Osmanlı kültürüne iyice entegre olmuş
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  6. Tam adı "Arminius Hermann Wamberger" dir.
    Doğduğunda ailesinin kendisine taktığı isim ise "Hayim."

    Wemberger soyadı ise
    Büyükbabasının Macaristan'a göç etmeden evvel yaşadığı a
    Amanya’nın Bamberg şehrine atfen idi.
    (Almanya Uğur Özel)

    YanıtlaSil
  7. İstanbul'da Fransızca ders verdiği kişiler arasında
    Memleketlisi olan general Kmetty sayesinde tanıştığı
    Saray eşrafından Hüseyin Daim Paşa'nın çocukları vardı

    Bu sayede onun köşkünde de barınma ve yaşama imkânı bulmuştu.
    (3. ordu tümen komutanı Hüseyin Daim Paşa, 1859’da meydana gelen ve sultan Abdülmecid'i devirip yerine sultan Abdülaziz’i getirmeyi planlayan kuleli vakası’nda adı geçen kişilerdendi.)

    Dil öğretmenliği yaptığı esnada
    Almanca-Türkçe bir lügat yazıp yayınladı.
    Bir ‘dil dâhisi’ olan Armin
    Burada kaldığı sırada
    Kabiliyetinden dolayı Sultan Abdülmecit tarafından
    Légion d'honneur’un Osmanlı versiyonu "iltifat-ı Hümâyun" ile ödüllendirilmişti.
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  8. Armin 31 yaşındayken
    Türkoloji ile ilgili çalışmalarını devam ettirebilmek amacıyla
    Orta asya topraklarına doğru bir yolculuğa çıktı.

    Bu yolculuğunu
    Burada kaldığı sürede ilişkide bulunduğu İngiltere Jeoloji Enstitüsü'nün hizmetinde olarak yapması gerekiyordu.

    Hüseyin Daim Köşkü'nde kaldığı sırada kendisine
    Raşit Efendi diye hitap ediyorlardı.

    Armin, Orta Asya'da yapacağı araştırmalarda
    Halklarla entegre olabilmesi için
    Bu tehlikeli yolculukta kendine yeni bir kimlik yarattı
    Kendini Sünni bir Müslüman olan derviş Raşit olarak lanse etti.
    (İzmir Baıkan Güney)

    YanıtlaSil
  9. Bu seyahatinin İngiltere jeoloji enstitüsü himayesinde yapılmasının bir maksadı daha vardı
    O da büyük Britanya imparatorluğu için
    Ruslardan gizli bilgiler toplamaktı.

    Hayatının bu safhasındaki adıyla Derviş Raşit efendi
    Önce bir gemiyle Trabzon’a
    Oradan da bir kervanla at sırtında Tebriz’e gitti.

    Bir süre Tahran'daki Osmanlı elçiliğinde kaldı.
    Tahran’da kaldığı esnada
    İngiltere’nin İran büyükelçisi Sir Charles Alison ile tanışmış

    Kendisine, İngilizler adına bilgi toplaması teklif edilmişti.
    Derviş raşit efendi, Orta Asya'da yaşayan insanları
    Osmanlı devleti hakkında bilgilendirmeye çalışırken
    Aynı zamanda iyi bir gözlemci olarak bu insanlarla
    Osmanlı Türklerinin hayat tarzlarındaki benzerlikleri tespit etme gayretindeydi.

    Buradan bir Türk hacı kafilesine katılarak
    Özbekistan’da Hîve, Buhara, Semerkant ve Afganistan’da Herat’ı ziyaret etti.

    Dört yıl süren bu seyahatlerinde
    Derviş kılığında, mükemmel dil ve din bilgisi sayesinde
    Kimsenin şüphesini çekmedi

    Tekrar Tahran üzerinden geriye dönmüştü.
    Derviş Raşit Efendi kendini kamufle ederek
    Tehlikeli bölgelerde maceraya atıldıysa da

    Birçok kez Sultan'ın gizli elçisi
    Bir Avrupalı ve hatta daha kötüsü bir Casus olduğundan da şüphelenildi.
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  10. Bu misyonunu tamamladıktan sonra
    Armin, memleketi Macaristan'a hem deneyimli bir Türkolog
    Hem de İngiltere enstitülerinde görevi bir eğitmen sıfatıyla geri döndü.

    Armin, Avrupa'ya döndüğünde elde ettiği eşsiz bilgileri
    Kendisine daha önce yapılan teklife binaen İngiltere adına bir rapor halinde hazırladı
    İngiliz başbakanı Palmerston’a sundu.

    Orta Asya kâşifi ünvanıyla İngiltere'de büyük bir ilgi ve itibarla karşılanan Armin Vambery
    Edindiği izlenimleri buradaki ilgili şahıs ve kurumlarla paylaşarak konferanslar verdi.

    Vambery bu bilgilerin İngiltere'den ziyade Macaristan'da daha muteber olacağı düşüncesiyle tekrar Macaristan'a geldi.

    Burada üniversitede bir doğu dilleri kürsüsü kurmak isteğiyle müracaat etti.
    Ancak iki sebepten kabul görmedi.
    Bir üniversite diplomasına sahip olarak akademik bir kariyeri olmaması
    Maruz kaldığı ayrımcılıkla kendisinin bir Yahudi olmasından ötürü bu talebi geri çevrildi.

    Buna rağmen geri adım atmayarak
    Gayretleriyle istediğine ulaştı.
    Peşte’de profesör unvanını aldıktan sonra
    1868’de gene bir akademisyenin kızı olan Cornelia ile evlendi
    (İzmir Batıkan Güney)

    YanıtlaSil
  11. Bram Stoker'ın hem tanıdığı olan
    Hem de Dracula isimli eserinde ismi geçen tarihi şahıs.

    Romanda, Van Helsing bir ara Vambery'den Dracula hakkında bilgi aldığından bahseder
    O bahis şu şekildedir:

    "Budapeşte üniversitesinden arkadaşım Arminius'a sordum.
    Elinde bulunan bütün kaynakları kullanarak, bana neler olduğunu anlattı.
    Gerçekten de, namını Türk topraklarının tam sınırındaki büyük ırmakta
    Türklerle savaşarak kazanan Voyvoda Dracula olmalı." dedi.
    (Macaristan İsa Yaycı)

    YanıtlaSil
  12. Vambery 28 eylül 1899’da kendisini ziyarete gelmiş
    Tunalı Hilmi’ye şöyle açıklar:
    “Ben Türklere tapınırım. Zikrim, fikrim Türktür…
    Dünyada bulunmaz, eşi yok bir millettir.
    Zeki, iyi yaratılışa sahip, faziletli, insaniyetli, mürüvvetli.”

    Türklere düşkünlüğünün nedenlerini ise
    Yine kendine özgü anlatımla şöyle açıklar:
    “Dün hiç idim, Bugün ilmim var, Şöhretim var…
    Hep Türkler sayesinde.
    Ben bu nimete mazhariyetten mütevvellit hatıratı hiç unutamam.

    Türkler için düşünmekten
    Türkler için çalışmaktan geri duramam…
    Benim yapabileceğim, sırası gelince Türkler hakkında Hüsn-i Şehâdette bulunmaktan ibarettir.

    o’na (II. abdülhamid’e) karşı bile hem de sizin hakkınızda doğruyu söylemekten çekinmem.”

    Vambery’nin Türkiye'nin geleceğine ilişkin dileklerini de yine onun ağzından dinlemek mümkündür;
    “Bu millete iyi bir hükümet lâzımdır
    İşte bu kadar! bu hükümeti kim vücûda getirecek? bittabi millet!”
    (Macaristan Alptekin Turan)

    YanıtlaSil
  13. Yeni Osmanlılarla epey oturup kalkmış
    2. Abdülhamid tarafından maaşa bağlanan Türkolog.
    Yeni Osmanlılarla ilgili izlenimleri şöyle:
    "Bunlar iktidardaki paşa ve efendileri eleştirirler;
    Onların kötü yönetimlerinin Kur'an yargılarına ve padişah iradesine aykırı olduğunu ileri sürerlerdi.
    İslavcılığa ve Avrupacılığa karşı İslâmcılıkla karşı konulabileceğine inanıyorlardı.
    Avrupa devrimcilerini taklit ederek birtakım soyut ilkeleri tekrarlamakla birlikte
    Osmanlı cetlerine karşı olduğu kadar şimdiki padişaha da bağlılıklarını sürdürüyorlardı.
    Bunların devrimcilikleri, başında bir grandük olmak şartıyla cumhuriyet isteyen
    Bazı saf Almanların devrimciliğine benziyordu."
    (Fransa Mustafa Halıcı)

    YanıtlaSil
  14. Türkmenlerin hepsi Müslümandır.
    Yalnız dinini de hakki manasıyla bilmezler.
    Birkaç kelime din konuşan başlarına imam olur.
    Ben de onu yaptım...
    (İstanbul Faruk Öncü)

    YanıtlaSil
  15. Çok ilginç bir adam.
    Tam maceracı.
    Şu an bile insanların gitmeye çok da tenezzül etmediği
    Ücra vahşi köşelere bu adam derviş kılığıyla girebiliyor.
    En komik olan kısım bizim Müslümanlarla fıkıh üzerine bile tartışmaya girecek kadar bilgili biri.

    Bunun yanında İskender'in surlarını incelemesi insanların nasıl yaşadıklarını kaydetmesi açısından tam bir gezgin.

    Elini kolunu sallayarak
    O kraliyet ailesi
    Bu devlet başkanı falan iletişim kurabiliyor.

    Adam yürüyen entelektüel tankı gibi her türlü teçhizatı var.
    (İstanbul Adnan Hazal)

    YanıtlaSil
  16. Mim Kemal Öke’nin yazdığı
    “Vambery: Belgelerle Bir Devletlerarası Casusun Yaşam Öyküsü” adlı kitap
    19. yüzyılın önemli figürlerinden Arminius Vambery’nin hayatını ve casusluk faaliyetlerini detaylı bir şekilde ele alıyor.

    Kitap, Vambery’nin doğumundan ölümüne kadar geçen sürede yaşadığı maceraları, casusluk faaliyetlerini ve bilimsel çalışmalarını belgeler ışığında anlatıyor.
    (Sakarya Sefa Koçak)

    YanıtlaSil
  17. Arminius Vanberynin meşakkatle yaptığı orta gezisinden bir kaç anektod:
    Orta Asya’da sıradan bir ziyarette bile, misafir kendisi için hazırlanmış yemekten mutlaka bir kaç lokma yemelidir.

    Bu ülkede doymak kabul edilebilir bir kelime değildir.
    Çabuk doyan adamın yaradılışında, bir eksiklik olduğu kabul edilir.

    Orta Asya hükümdarlarının çok gaddar olmalarına karşılık halk da çok kötü ahlaklıdır.

    Buhara’da çay şekersiz ve mısır unuyla iç yağından yapılmış bir çörekle birlikte içilmektedir. Çaya üflemek edebe aykırı sayılıyor; bu nedenle soğutmak için kasenin içinde sallamak çalkalamak gerekiyordu.

    Zarif ve görgülü bir kimse olduğunu kanıtlamak isteyen kişi
    Sağ dirseğini sol elinin üzerine koyarak
    Bir damla bile dökmemek şartıyla, elindeki kasenin içimdeki çayı
    Nazikane bir hareketle sürekli döndürmeye özen göstermeliydi.

    Eğer bir damla dökecek olursa, bütün ününü yitirirdi.
    (Ankara Ömer Kıroğlu)

    YanıtlaSil
  18. Macar asıllı Yahudi ve Siyonist entelektüel Osmanlı casusu.
    (Aksaray Hasan Güzel)

    YanıtlaSil
  19. Siyonizm'in ünlü lideri Theodor Herzl
    Kendisiyle görüştükten sonra, günlüğüne şunları yazar:
    "Yetmiş yaşını aşkın bu topal Macar Musevisinin şahsında dünyanın en ilginç insanlarından birini tanıdım.

    Kendisinin Türk mü, yoksa İngiliz mi olduğuna bir türlü karar veremeyen bu insan
    Almanca kitap yazmakta
    On iki dili aynı akıcılıkta konuşmaktadır
    Ayrıca ikisine ruhban olarak bağlandığı beş din değiştirdiğini iddia etmektedir.

    Bana Şark’ın bin bir muammasını ve Padişah’la olan ilişkisini anlattı.
    Bana tümüyle güvenerek kendisinin Türkiye'nin ve İngiltere'nin gizli ajanı olduğunu söyledi.

    Musevilere düşman olan bir toplumda çektiği sıkıntıları anlatarak
    Macaristan'daki öğretim üyeliğinin göstermelik olduğundan söz etti.
    (Niğde Hamza Gülle)

    YanıtlaSil
  20. 1832-1913 yılları arasında yaşamış İngiliz casusu Macar gezgin.
    (Kayseri Mehmet Erdem)

    YanıtlaSil
  21. Osmanlı devlet erkânına yabancı dil öğretmenliği yapmış
    (Kütahya Demir Şimşek)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bunlara da Bakmak İster misin?

Mutluluğun Resmini Yapabilmek, Nasıl Bir Şey?

Hiç Öpülmedi, Ama Dünyaya Aşkın En Ölümsüz Şarkılarından Birini Armağan Etti _ Consuelo Velazquez

Parası Yok Ama Cesareti Var _ Mustafa Kemal Atatürk

Babası Onu Bir Kart Oyununda Kumarda Kaybettiğinde Sekiz Yaşındaydı.

Camel Sigarası ve Osmanlı Vatandaşı Hacı Ali Devesini Niye Adını ve Resmini Kullandı

Bir Zen Öyküsü _ İtiraz Etmeyin, Sizde Layık Olduğunuz Sistemin İçindesiniz

Cehennem Dedikleri Bu Kadar mı? "Utanmayı Biliyorsan Bu Kadar."

Katma Değer Şey Nedir Bu Kadar Önemli?

Harfleri Nasıl Ortaya Çıktı ? 1 (A dan F Kadar)