Türkmenlerin, Zayıf Yönlerimizi Tek Tek Anlatmış
Tarihteki en büyük

Bir derviş kılığında Hive, Semerkant ve Buhara gibi
İlk işi Osmanlı sefiri Haydar Efendi'yi ziyaret etmek oldu.

Vambery, demek sen Buhara'ya gidiyorsun?
Evet doktor gideceğim.
Türkistan'a giden binbaşı Mayor Konelli'ye ne olduğunu biliyor mu?
Ne olmuş?
Onun kafasını keserek minareye astılar
Türkistan'a giden başkaları da oldu.
Evet, başkaları da oldu.
O nasıl bir terbiye?
Ben kendime hâkim olabilirim.
Tamam, tamam, gitmeden önce bana uğrarsın.
Siyasi faaliyetlerinin yanı sıra
Musevi asıllı Macar Türkoloğu’dur
1860 lı yıllarda
Anadolu ve Orta Asya seyahatine çıktı.
Türkistan'ı da baştanbaşa kat etti

İngiliz casusu idi!...
Anılarında şunları yazıyordu.
Eğer hakiki hüviyetim meydana çıkmış olsaydı
Öyle saf ve mert insanlardı ki
Türkler en mert
Benim tam bir derviş hüviyet
Birçok hastalar benden iyi nefes istiyor
Ve, ancak sorulan suallere cevap verdim.
Binlerce kadın, çoluk çocuk
Arminius Vambery yani İngiliz casus Reşit Efendi
Hayatı;
Hayatını ve çalışmalarını incelerken en büyük kaynağımız ismiyle yayımlanan kendi eseri oldu.
Vambery, 19 Mart 1832 tarihinde Macaristan'da dünyaya gelmişti ve Yahudi bir aileye mensuptu.
Çocukluğunda yaşadığı bir sorun nedeniyle bir ayağı her daim aksamaktaydı.
Profesör Arminius Vambery önce kılığını
Arminius Vambery'ın Kısa Anlatım
Videosu
Ardından dinini
En sonunda da adını değiştirdi.
Reşid Paşa ünvanını İstanbul da aldı.
Osmanlıcayı mükemmel denebilecek kadar iyi konuşuyordu.
Tam dört yıl Osmanlı topraklarında kaldı.
Hiç kimse ondan şüphelenmedi.
Herkes tarafından büyük bir saygı ve ilgi gördü.
Devletin en üst makamlarının arasına karıştı.
Sultan Abdulhamid'le dostluk kurdu.
Güvenini kazandı.
Anadolu ve Orta Asya seyahatine çıktı.
Türkistan'ı da baştanbaşa kat etti
Artık o bir derviş idi...
Sesli Kitap
Bir Sahte Dervişin Orta Asya Gezisi
Arminius Vambery
( 9 Saatlik Dinleti )
Rus-İngiliz siyasi çatışmasının yoğunlaştığı devreye rastlayan yıllarda
Londra Coğrafya Cemiyeti ona çok önemli ve gizli bir görev vermişti.
Vambery görevini başarıyla tamamlamıştı...
Ta ki
Yıllar sonra Londra'ya döndükten sonra
Anılarını yazınca deşifre oldu.
Anadolu topraklarından
Orta Asyaya kadar uzanan bu macera dolu günlükler
Bize o devrin temel taşlarını ve bilinmeyen yönlerini de anlatıyor...
İngiliz casusu idi!...
Anılarında şunları yazıyordu.
Derviş Kimliğiyle Aralarına Girdim
Değil burada
Osmanlı Sefarethanesi'nin has itibarlı misafiri olabilmem
Hayatım dahi tehlikede kalırdı.
Ben Reşid Efendi
Sefirin has misafiri ve dostu olarak
Bu Türk hacıları nezdinde gün geçtikçe itibar sahibi oluyordum.
Öyle saf ve mert insanlardı ki
Kendi hayatlarında yalan söylemedikleri için
Hiç kimsenin
Ne sebeple olursa olsun yalan söyleyebileceğine
Hele
Hakiki hüviyetini saklayacağına asla ihtimal vermiyorlardı.
Türkler en mert
Saf ve güvenilir insanlardır.
Muhataplarını da kendileri gibi bilirler
Her söylenene itimat ederler.
Bilhassa dini ve manevi bahislerde
Kimsenin yalan söyleyeceğine
Asla ihtimal vermezler.
Benim tam bir derviş hüviyet
Şekli içinde ve alıştıkları üslup
Hususiyetlerle aralarına girdiğim
Türkmenler
Kısa zamanda öylesine bağlandılar
İnandılar ki
Kazancımı tarif edemem.
Birçok hastalar benden iyi nefes istiyor
Bazısı hekim olduğumu zannederek
Tedavilerinin yollarını araştırıyorlar
Bazısı ilaç yapmamı rica ediyorlardı.
Ve, ancak sorulan suallere cevap verdim.
Binlerce kadın, çoluk çocuk
Kız, ihtiyar, genç etrafımızı aldılar.
Birbirinin üstüne yığılmış bizi görmek
Sevap olur diye ellerini üstümüze sürmek
Ellerindeki testilerinden bizlere
Birer yudum içirdikten sonra
Bu suyu her derde şifa olarak saklamak
Hayır duamızı almak için rahat nefes aldırmaz olmuşlardı...
Türkmenlerin hepsi İslam'dır.
Yalnız dinini de hakki manasıyla bilmezler.
Birkaç kelime din konuşan başlarına imam olur.
Ben de onu yaptım...
Arminius Vambery yani İngiliz casus Reşit Efendi
15 Eylül 1913 tarihinde Budapeşte
Macaristan’da 81 yaşında ölmüştür.
Hayatını ve çalışmalarını incelerken en büyük kaynağımız ismiyle yayımlanan kendi eseri oldu.
Vambery, 19 Mart 1832 tarihinde Macaristan'da dünyaya gelmişti ve Yahudi bir aileye mensuptu.
Çocukluğunda yaşadığı bir sorun nedeniyle bir ayağı her daim aksamaktaydı.
Vambery'in neredeyse saplantı derecesinde Türklere ilgi duymasının nedenlerinden birisi de Macarların Türk soylu olarak düşünülmesiydi.
Henüz 15 yaşına geldiğinde
Macarca, Latince, İbranice ve Almanca gibi dillerde uzmanlaşmıştı.
Kısa süre sonra, Farsça, İtalyanca ve Rusça dillerinde de uzmanlaşacaktı.
Yaklaşık dört yıl İstanbul'da yaşayan Vambery
Yaklaşık dört yıl İstanbul'da yaşayan Vambery
Türkçeyi kusursuz konuşup okuyabilecek derecede öğrendi.
Özellikle Divan Edebiyatına olan hâkimiyeti sayesinde
Kısa süre içerisinde birçok Türk aydını ve devlet adamı ile tanışma imkânı buldu.
İstanbul'da kaldığı süre zarfında, İslami konularda da kendisini hayli iyi eğitti
Bir süre İran'da kalan Vambery'in bir dervişten ayırt edilmesi mümkün değildi.
İstanbul'da kaldığı süre zarfında, İslami konularda da kendisini hayli iyi eğitti
Bir süre İran'da kalan Vambery'in bir dervişten ayırt edilmesi mümkün değildi.
Türkistan'a gitmeden önce uğradığı elçilik temsilcileri onun bir Macar olduğuna uzun süre inanamadı.
Bir derviş kılığında Hive, Semerkant ve Buhara gibi
Türk vilayetlerini gezen derviş seyyah
Türkler hakkında ayrıntılı malumatlar toplayacaktı.
Bir hac kafilesi ile yolculuğuna başlaya Vambery'denİ
Bir hac kafilesi ile yolculuğuna başlaya Vambery'denİ
Bu yolculuğu nasıl sürdürüyorsun sorusuna
Vambery oldukça zeki
Türk tarihine olan hâkimiyetini yansıtan bir cevap verir:
Sizin Atanız Emir Timuraksak
Büyük iltifatlar gördü
Hive'nin en büyük İslam âlimi ile
İslami konularda bir münazara yapmasını istedi.
Bir derviş kılığında Türk topraklarını gezen Yahudi Vambery
Bu münazarada
Türk âlimi yenerek hatırı sayılır bir şöhret kazandı.
Ödül olarak kendisine yirmi duka
Ödül olarak kendisine yirmi duka
Bir eşek hediye edildi
Ama Vambery bir İslam âliminin
Para kabul etmeyeceğini söyleyerek bu ödüle tevessül etmedi.
Onun kâfir olduğunu
Ve öldürülmesi gerektiğini söyleyerek
Ortalığı ayağa kaldırdı
Ama topluluk Reşit Efendi'yi (Vambery) bulduğunda
Öylesine huşu içerisinde namaz kılıyordu ki
Topluluk Afgan mollayı kınayarak Vambery'den uzaklaştırdı.
Vambery sara hastası iken yardım ettiği
Vambery sara hastası iken yardım ettiği
Afgan'ın onu az daha deşifre etmesini eserinde şu sözlerle nakleder:
Eğer o adamı sara nöbetleri başladığında
Eğer o adamı sara nöbetleri başladığında
Ben ona Bimzenştein'ın verdiği zehirlerden birisini verseydim
Çoktan öbür dünyaya giderdi.
Fakat ben bunu yapmadım.
O Hive'ye vardığımızda
Benim kâfir olduğumu ispatlamaya çalıştıysa da
Hive Hanı ona inanmadı.
Onu gök eşeğe ters bindirip
İran, Afganistan ve Türkistan'ı kapsayan coğrafyalarda
Tek vazifesi şüphesiz Türkleri tanımak değildi.
Vambery, İngilizler namına istihbarat toplayan bir ajandı.
Vambery, İngilizler namına istihbarat toplayan bir ajandı.
İstanbul günlerinde Hüseyin Daim Paşa gibi
Önemli devlet adamlarıyla dostluk kurmuş
Hatta Sadık Rıfat Paşa'nın evinde misafir edilmişti.
Onun kimliğini ve vazifesini sonraları Peşte Sefiri Şekip Efendi deşifre edecekti.
Mim Kemal Öke, İstanbul'da sadrazam ile görüştüğünü belirtir:
İlk işi Osmanlı sefiri Haydar Efendi'yi ziyaret etmek oldu.
Başka bir görev ile İstanbul'a dönen
Haydar Efendi'nin yerine atanan İsmail Efendi de ona gereken ilgiyi gösterdi.
Artık gerçek kimliğini saklamak için bir neden kalmamıştı.
Macerasını İran Şahı Nasırüddin'e de anlatan Vámbéry
40 üç ay Tahran'da kalarak yorgunluk giderdi.
Bir yandan da gezisi sırasında "gizlice" Arap alfabesi ile fakat Macarca tuttuğu notlarını gözden geçirdi.
Osmanlı topraklarını emniyetle geçtikten sonra vardığı İstanbul'da
Sadrazam Ali Paşa'yı ziyaret ederek, onun isteği üzerine Orta Asya'yı anlattı.
Çok sonraları Semerkantlı yönetici Rahman Bi'ye
Çok sonraları Semerkantlı yönetici Rahman Bi'ye
Onun casus olup olmadığını anlamadınız mı diye sorulduğunda
"Sahte dervişin sırrını çözdüğünü
Ama İslam teolojisi hakkındaki bilgisinden
Çok etkilendiği için bunu açıklamayı asla düşünmediğini" ifade edecekti.
İran Büyükelçisi Sir Charles Allison ile tanışması ile başlar.
Árminius Vámbéry
Árminius Vámbéry
"Bir Sahte Dervişin Orta Asya Gezisi" eserde
İngiltere Coğrafya Cemiyeti ile yakın ilişki içerisinde olduğu görülür.
Onun yolculuğu son derece tehlikeliydi
Onun yolculuğu son derece tehlikeliydi
Çünkü Sultan Abdülhamid de dervişleri ajan olarak kullanıyordu
Ruslar bu konuda çok tedbirliydi.
Dolayısıyla bir İngiliz ajanı olarak yakalanması durumunu hayli zora sokabilirdi.
Elçilik doktoru Bimzenştein
Yakalanması halinde intihar etmesi için ona özel zehirler hazırlayacaktı:
Vambery, demek sen Buhara'ya gidiyorsun?
Evet doktor gideceğim.
Türkistan'a giden binbaşı Mayor Konelli'ye ne olduğunu biliyor mu?
Ne olmuş?
Onun kafasını keserek minareye astılar
Onu aramaya giden Stoddart da aynı akıbete uğradı.
Türkistan'a giden başkaları da oldu.
Evet, başkaları da oldu.
Örneğin Blokvildi Türkmenler tarafından öldürüldü.
Ayrıca Vaisberi de kayboldu ve hala haber yok.
Ben uyumlu bir insanım Doktor
Ben uyumlu bir insanım Doktor
Türkistan'a macera aramak için girmiyorum.
Ben ilim için kendimi kurban edeceğim.
Buhara'yı çok görmek istiyorum.
Ayrıca aldığım terbiyeye de güveniyorum.
O nasıl bir terbiye?
Ben kendime hâkim olabilirim.
Tamam, tamam, gitmeden önce bana uğrarsın.
Siyasi faaliyetlerinin yanı sıra
Bilimsel anlamda da görüşleri
Son derece önemli olan Vambery
Macarların Türk kökenli olduğu tezini destekleyen çalışmaları ile öne çıkar.
Ona göre Macarların etnik kökeni ve dili
Ona göre Macarların etnik kökeni ve dili
Esasen Türkleşmiş bir kavimdir:
En başında ön planda Türk'ten çok Ugor öge vardır
Ama Macar dilli etniğin daha sonraki gelişimi konusunda
Bunu söylemek mümkün değil
Çünkü bu sırada Türk öge belirleyicidir
Aile yaşamıyla, dinle, devlet yönetimiyle
Askerî teçhizatla
Etik ve töresi kavramlarla ilgili sözcüklerin
Büyük bölümü Türkçe kökenlidir.
Kısaca şöyle söylenebilir:
Macarlar, zaman içinde
Türkleşen ve dünya tarihine
Türk halkı olarak giren Ugor kökenli bir halktır.
Turancılık fikrinin ortaya çıkmasına neden oldu.
Bu görüşler Osmanlı'daki Turancılarda büyük bir heyecan yarattı.
Birinci Dünya Savaşı'nda
Birinci Dünya Savaşı'nda
Macaristan'ın Osmanlı ile müttefik olması
"Turancılık" fikrini bir siyasi ideolojiye dönüştürme eğilimi ortaya çıkartacak olsa da savaşın kaybedilmesi
Türkiye ve Macaristan'da Turancılığa olan ilginin kaybolmasına neden oldu.
Vambery, bir derviş kılığında
Vambery, bir derviş kılığında
Türklerin en mahrem şehirleri olan Semerkant ve Hive gibi bölgeleri dolaştı.
Ama bilimsel anlamda ortaya koyduğu görüşler
Bilhassa Pantürkizm görüşünü paylaşan aydınlar
Arasında büyük bir heyecan yarattı.
2 - Mim Kemal Öke, saraydaki casus, gizli belgelerle Abdülhamid devri ve ingiliz ajanı yahudi:
3 - Armin Vambery’nin Türkistan seyahatnamesi ve Karakalpak Türklerine dair kayıtlar, TTK belleten dergisi, sayı 255, ağustos 2005
Özellikle Macarların
Türk olduğuna dair görüşleri
Çoğunlukla bir İngiliz ajanı olan
Vambery'in araştırmalarından ilham aldı.
Tarık Başçıl _ 28 Şubat 2026
Kaynaklar:
İngiliz casusu "Vambery'nin Günlükleri" _ Cemal Kutay
1 - Lajos Ligeti, bilinmeyen iç asya, macarcadan çeviren:
Sadrettin Karatay. 1–2. kitap. istanbul, millî eğitim basımevi, 1970; sf: 270 ve 244.
2 - Mim Kemal Öke, saraydaki casus, gizli belgelerle Abdülhamid devri ve ingiliz ajanı yahudi:
Vambery, kitapyurdu yayını, istanbul, 1998, sf:296.
3 - Armin Vambery’nin Türkistan seyahatnamesi ve Karakalpak Türklerine dair kayıtlar, TTK belleten dergisi, sayı 255, ağustos 2005
Not:
Kırmızı yazılı kelime gördüğünüzde tıklar iseniz
Sizi "Vikipedi" e yönlendirir
Onun hakkında daha fazla bilgiye ulaşmış olursunuz
★★★★★★★

Arminius Vambery
YanıtlaSilÖykülerden birini 1890’da İrlandalı yazar Bram Stoker’a da anlatmış
Onun kaleminden 1896’da Fatih Sultan Mehmet- Kazıklı Voyvoda (Vlad Draculea Tepeş) kaynaklı Drakula efsanesi doğmuştur.
Burada “Kan emerek yaşayan hortlak, cadı” anlamlı
“Vampir”in vambery adını andırması ilginçtir.
(İrlanda Musa Sevinç)
Şark ülkelerinden 1001 gece masalı gibi olayları anlattı
YanıtlaSilSultanla olan yakın ilişkisi gibi şeylerden bahseder.
Ayrıca Ant içerek İngiliz ve Türk ajanı olduğunu söyler.
Macaristan'daki profesörlük unvanı sadece göstermelikmiş…
Sözleriyle ondan bahseder.
(İngiltere Cumhur Demirel)
Macarların Türk kökenli oldukları iddiasından hareketle Türkoloji’ye karşı saplantı derecesinde meraklı bir Türkofil idi.
YanıtlaSilDaha doğuşundan dillere karşı muazzam bir yeteneği vardı.
İçinde bulunduğu maddi zorluklarla baş edebilmek amacıyla
12 yaşından itibaren terzi çırağı olarak çalışırken
Etnografya ve Filoloji alanlarında araştırmalar yaptı.
Sonrasında öğrendikleri ile özel öğretmen olarak çalıştı.
(Macaristan Harun Kök)
Arminius Vambery
YanıtlaSilHenüz 15 yaşındayken Macarca, Latince, İbranice ve Almancayı çok iyi biliyordu.
Bundan sonra da Farsça, İtalyanca, İspanyolca ve Rusçayı aynı seviyede öğrenmiştir.
(Almanya Sami Alper)
İstanbul dört yılını geçiren Armin kaldığı sürede
YanıtlaSilYirmiden fazla Türk lehçesi ile birlikte
Kur’an öğrenmiş ve Müslüman geleneklerini inceleyerek
Osmanlı İmparatorluğu'nda büyük bir itibar elde etmişti.
Aynı zamanda saraya yakın Türklere Avrupa dillerini
Hem de burada yaşayan yabancılara Osmanlıcayı öğreterek
Aralarında "Kanun-i Esasi" yi hazırlayan Mithat Paşa'nın da bulunduğu
Padişahın saray erkanında
Hariciye Nezareti'nde aranır bir kişi haline geldi.
Osmanlı kültürüne iyice entegre olmuş
(İzmir Batıkan Güney)
Tam adı "Arminius Hermann Wamberger" dir.
YanıtlaSilDoğduğunda ailesinin kendisine taktığı isim ise "Hayim."
Wemberger soyadı ise
Büyükbabasının Macaristan'a göç etmeden evvel yaşadığı a
Amanya’nın Bamberg şehrine atfen idi.
(Almanya Uğur Özel)
İstanbul'da Fransızca ders verdiği kişiler arasında
YanıtlaSilMemleketlisi olan general Kmetty sayesinde tanıştığı
Saray eşrafından Hüseyin Daim Paşa'nın çocukları vardı
Bu sayede onun köşkünde de barınma ve yaşama imkânı bulmuştu.
(3. ordu tümen komutanı Hüseyin Daim Paşa, 1859’da meydana gelen ve sultan Abdülmecid'i devirip yerine sultan Abdülaziz’i getirmeyi planlayan kuleli vakası’nda adı geçen kişilerdendi.)
Dil öğretmenliği yaptığı esnada
Almanca-Türkçe bir lügat yazıp yayınladı.
Bir ‘dil dâhisi’ olan Armin
Burada kaldığı sırada
Kabiliyetinden dolayı Sultan Abdülmecit tarafından
Légion d'honneur’un Osmanlı versiyonu "iltifat-ı Hümâyun" ile ödüllendirilmişti.
(İzmir Batıkan Güney)
Armin 31 yaşındayken
YanıtlaSilTürkoloji ile ilgili çalışmalarını devam ettirebilmek amacıyla
Orta asya topraklarına doğru bir yolculuğa çıktı.
Bu yolculuğunu
Burada kaldığı sürede ilişkide bulunduğu İngiltere Jeoloji Enstitüsü'nün hizmetinde olarak yapması gerekiyordu.
Hüseyin Daim Köşkü'nde kaldığı sırada kendisine
Raşit Efendi diye hitap ediyorlardı.
Armin, Orta Asya'da yapacağı araştırmalarda
Halklarla entegre olabilmesi için
Bu tehlikeli yolculukta kendine yeni bir kimlik yarattı
Kendini Sünni bir Müslüman olan derviş Raşit olarak lanse etti.
(İzmir Baıkan Güney)
Bu seyahatinin İngiltere jeoloji enstitüsü himayesinde yapılmasının bir maksadı daha vardı
YanıtlaSilO da büyük Britanya imparatorluğu için
Ruslardan gizli bilgiler toplamaktı.
Hayatının bu safhasındaki adıyla Derviş Raşit efendi
Önce bir gemiyle Trabzon’a
Oradan da bir kervanla at sırtında Tebriz’e gitti.
Bir süre Tahran'daki Osmanlı elçiliğinde kaldı.
Tahran’da kaldığı esnada
İngiltere’nin İran büyükelçisi Sir Charles Alison ile tanışmış
Kendisine, İngilizler adına bilgi toplaması teklif edilmişti.
Derviş raşit efendi, Orta Asya'da yaşayan insanları
Osmanlı devleti hakkında bilgilendirmeye çalışırken
Aynı zamanda iyi bir gözlemci olarak bu insanlarla
Osmanlı Türklerinin hayat tarzlarındaki benzerlikleri tespit etme gayretindeydi.
Buradan bir Türk hacı kafilesine katılarak
Özbekistan’da Hîve, Buhara, Semerkant ve Afganistan’da Herat’ı ziyaret etti.
Dört yıl süren bu seyahatlerinde
Derviş kılığında, mükemmel dil ve din bilgisi sayesinde
Kimsenin şüphesini çekmedi
Tekrar Tahran üzerinden geriye dönmüştü.
Derviş Raşit Efendi kendini kamufle ederek
Tehlikeli bölgelerde maceraya atıldıysa da
Birçok kez Sultan'ın gizli elçisi
Bir Avrupalı ve hatta daha kötüsü bir Casus olduğundan da şüphelenildi.
(İzmir Batıkan Güney)
Bu misyonunu tamamladıktan sonra
YanıtlaSilArmin, memleketi Macaristan'a hem deneyimli bir Türkolog
Hem de İngiltere enstitülerinde görevi bir eğitmen sıfatıyla geri döndü.
Armin, Avrupa'ya döndüğünde elde ettiği eşsiz bilgileri
Kendisine daha önce yapılan teklife binaen İngiltere adına bir rapor halinde hazırladı
İngiliz başbakanı Palmerston’a sundu.
Orta Asya kâşifi ünvanıyla İngiltere'de büyük bir ilgi ve itibarla karşılanan Armin Vambery
Edindiği izlenimleri buradaki ilgili şahıs ve kurumlarla paylaşarak konferanslar verdi.
Vambery bu bilgilerin İngiltere'den ziyade Macaristan'da daha muteber olacağı düşüncesiyle tekrar Macaristan'a geldi.
Burada üniversitede bir doğu dilleri kürsüsü kurmak isteğiyle müracaat etti.
Ancak iki sebepten kabul görmedi.
Bir üniversite diplomasına sahip olarak akademik bir kariyeri olmaması
Maruz kaldığı ayrımcılıkla kendisinin bir Yahudi olmasından ötürü bu talebi geri çevrildi.
Buna rağmen geri adım atmayarak
Gayretleriyle istediğine ulaştı.
Peşte’de profesör unvanını aldıktan sonra
1868’de gene bir akademisyenin kızı olan Cornelia ile evlendi
(İzmir Batıkan Güney)
Bram Stoker'ın hem tanıdığı olan
YanıtlaSilHem de Dracula isimli eserinde ismi geçen tarihi şahıs.
Romanda, Van Helsing bir ara Vambery'den Dracula hakkında bilgi aldığından bahseder
O bahis şu şekildedir:
"Budapeşte üniversitesinden arkadaşım Arminius'a sordum.
Elinde bulunan bütün kaynakları kullanarak, bana neler olduğunu anlattı.
Gerçekten de, namını Türk topraklarının tam sınırındaki büyük ırmakta
Türklerle savaşarak kazanan Voyvoda Dracula olmalı." dedi.
(Macaristan İsa Yaycı)
Vambery 28 eylül 1899’da kendisini ziyarete gelmiş
YanıtlaSilTunalı Hilmi’ye şöyle açıklar:
“Ben Türklere tapınırım. Zikrim, fikrim Türktür…
Dünyada bulunmaz, eşi yok bir millettir.
Zeki, iyi yaratılışa sahip, faziletli, insaniyetli, mürüvvetli.”
Türklere düşkünlüğünün nedenlerini ise
Yine kendine özgü anlatımla şöyle açıklar:
“Dün hiç idim, Bugün ilmim var, Şöhretim var…
Hep Türkler sayesinde.
Ben bu nimete mazhariyetten mütevvellit hatıratı hiç unutamam.
Türkler için düşünmekten
Türkler için çalışmaktan geri duramam…
Benim yapabileceğim, sırası gelince Türkler hakkında Hüsn-i Şehâdette bulunmaktan ibarettir.
o’na (II. abdülhamid’e) karşı bile hem de sizin hakkınızda doğruyu söylemekten çekinmem.”
Vambery’nin Türkiye'nin geleceğine ilişkin dileklerini de yine onun ağzından dinlemek mümkündür;
“Bu millete iyi bir hükümet lâzımdır
İşte bu kadar! bu hükümeti kim vücûda getirecek? bittabi millet!”
(Macaristan Alptekin Turan)
Yeni Osmanlılarla epey oturup kalkmış
YanıtlaSil2. Abdülhamid tarafından maaşa bağlanan Türkolog.
Yeni Osmanlılarla ilgili izlenimleri şöyle:
"Bunlar iktidardaki paşa ve efendileri eleştirirler;
Onların kötü yönetimlerinin Kur'an yargılarına ve padişah iradesine aykırı olduğunu ileri sürerlerdi.
İslavcılığa ve Avrupacılığa karşı İslâmcılıkla karşı konulabileceğine inanıyorlardı.
Avrupa devrimcilerini taklit ederek birtakım soyut ilkeleri tekrarlamakla birlikte
Osmanlı cetlerine karşı olduğu kadar şimdiki padişaha da bağlılıklarını sürdürüyorlardı.
Bunların devrimcilikleri, başında bir grandük olmak şartıyla cumhuriyet isteyen
Bazı saf Almanların devrimciliğine benziyordu."
(Fransa Mustafa Halıcı)
Türkmenlerin hepsi Müslümandır.
YanıtlaSilYalnız dinini de hakki manasıyla bilmezler.
Birkaç kelime din konuşan başlarına imam olur.
Ben de onu yaptım...
(İstanbul Faruk Öncü)
Çok ilginç bir adam.
YanıtlaSilTam maceracı.
Şu an bile insanların gitmeye çok da tenezzül etmediği
Ücra vahşi köşelere bu adam derviş kılığıyla girebiliyor.
En komik olan kısım bizim Müslümanlarla fıkıh üzerine bile tartışmaya girecek kadar bilgili biri.
Bunun yanında İskender'in surlarını incelemesi insanların nasıl yaşadıklarını kaydetmesi açısından tam bir gezgin.
Elini kolunu sallayarak
O kraliyet ailesi
Bu devlet başkanı falan iletişim kurabiliyor.
Adam yürüyen entelektüel tankı gibi her türlü teçhizatı var.
(İstanbul Adnan Hazal)
Mim Kemal Öke’nin yazdığı
YanıtlaSil“Vambery: Belgelerle Bir Devletlerarası Casusun Yaşam Öyküsü” adlı kitap
19. yüzyılın önemli figürlerinden Arminius Vambery’nin hayatını ve casusluk faaliyetlerini detaylı bir şekilde ele alıyor.
Kitap, Vambery’nin doğumundan ölümüne kadar geçen sürede yaşadığı maceraları, casusluk faaliyetlerini ve bilimsel çalışmalarını belgeler ışığında anlatıyor.
(Sakarya Sefa Koçak)
Arminius Vanberynin meşakkatle yaptığı orta gezisinden bir kaç anektod:
YanıtlaSilOrta Asya’da sıradan bir ziyarette bile, misafir kendisi için hazırlanmış yemekten mutlaka bir kaç lokma yemelidir.
Bu ülkede doymak kabul edilebilir bir kelime değildir.
Çabuk doyan adamın yaradılışında, bir eksiklik olduğu kabul edilir.
Orta Asya hükümdarlarının çok gaddar olmalarına karşılık halk da çok kötü ahlaklıdır.
Buhara’da çay şekersiz ve mısır unuyla iç yağından yapılmış bir çörekle birlikte içilmektedir. Çaya üflemek edebe aykırı sayılıyor; bu nedenle soğutmak için kasenin içinde sallamak çalkalamak gerekiyordu.
Zarif ve görgülü bir kimse olduğunu kanıtlamak isteyen kişi
Sağ dirseğini sol elinin üzerine koyarak
Bir damla bile dökmemek şartıyla, elindeki kasenin içimdeki çayı
Nazikane bir hareketle sürekli döndürmeye özen göstermeliydi.
Eğer bir damla dökecek olursa, bütün ününü yitirirdi.
(Ankara Ömer Kıroğlu)
Macar asıllı Yahudi ve Siyonist entelektüel Osmanlı casusu.
YanıtlaSil(Aksaray Hasan Güzel)
Siyonizm'in ünlü lideri Theodor Herzl
YanıtlaSilKendisiyle görüştükten sonra, günlüğüne şunları yazar:
"Yetmiş yaşını aşkın bu topal Macar Musevisinin şahsında dünyanın en ilginç insanlarından birini tanıdım.
Kendisinin Türk mü, yoksa İngiliz mi olduğuna bir türlü karar veremeyen bu insan
Almanca kitap yazmakta
On iki dili aynı akıcılıkta konuşmaktadır
Ayrıca ikisine ruhban olarak bağlandığı beş din değiştirdiğini iddia etmektedir.
Bana Şark’ın bin bir muammasını ve Padişah’la olan ilişkisini anlattı.
Bana tümüyle güvenerek kendisinin Türkiye'nin ve İngiltere'nin gizli ajanı olduğunu söyledi.
Musevilere düşman olan bir toplumda çektiği sıkıntıları anlatarak
Macaristan'daki öğretim üyeliğinin göstermelik olduğundan söz etti.
(Niğde Hamza Gülle)
1832-1913 yılları arasında yaşamış İngiliz casusu Macar gezgin.
YanıtlaSil(Kayseri Mehmet Erdem)
Osmanlı devlet erkânına yabancı dil öğretmenliği yapmış
YanıtlaSil(Kütahya Demir Şimşek)